18.ETAP OLYMPOS-PHASELIS-25 KİLOMETRE

Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

18.ETAP

OLYMPOS-PHASELIS-25 KİLOMETRE

Bu etabın en güzel tarafı büyük bir kısmını sahil boyunca yürüyeceğiz. Bazı bölümlerde yol hafifçe eğim yapacak, yükselecek ama deniz seviyesinden hiç kopmayacağız. Çıralı sahile inip sahilin sonunda başlayan çam ormanına girin. Etabımız buradan başlıyor. Bu yol boyunca yürümeye devam edin. Birazdan karşınıza ufak bir tepelik alan gelecek. Bu tepeliği geçin, hemen karşınızda ufak bir koy göreceksiniz. Yürümeye devam edin, artık yürüdüğünüz yol kayalar üstünden ilerlemekte, bu yol boyunca birçok keskin dönüşler ve patikalar ile karşılaşacaksınız. Bu keskin dönüşler sonrası karşınıza bir koy daha çıkacak; Maden Koyu.



Bu koyda karşınıza bir balık çiftliği çıkacak. Kumsalın sonunda bir dere göreceksiniz, bu derenin hemen yanındaki yolu takip edin. Bu yol sizi kısa ama dik bir tırmanış sonrası tekrar deniz kıyısına indirecek.



Deniz kıyısından ilerleyin, hemen ilerde bir traktör yolu göreceksiniz. Bu traktör yoluna girin ve bu yolda ilerleyin. Bu yol sizi Tekirova girişine götürecek ve traktör yolu bu girişten itibaren asfalt yol olacak.



Bundan sonrası için yürümenize gerek yok çünkü çok fazla araç trafiği olan bir yol burası ki yaklaşık 25 km ilerde de Kemer ilçesi bulunmakta. Bu yolun sonunda karşınıza Phaselis Antik Kenti çıkacak.





PHASELIS: İ.Ö. 333'de Büyük İskender'i altın taçla karşılamaları şehir tarihinin en renkli sayfalarından biridir. İskender'den sonra bir çok kere el değiştiren Phaselis, İÖ. 167'de Likya Birliğine üye olup birlik sikkeleri basar. Bir süre komşu kent Olympos ile korsanların talanlarına maruz kalmasının ardından İ.Ö. 43'de Roma egemenliğine girer ki, bu dönem şehirde yeniden yapılanma ve en az 300 yıl sürecek refahın başlangıcıdır. Phaselis antik kentinin Akdeniz'e uzanan küçük bir yarımada üzerinde İ.Ö. 7.y.y.'da Rodoslu kolonistlerce kurulduğu söylenir. Kuruluş efsanesinde kolonistlerin yöre halkına mısır veya kurutulmuş balık önerilerine, balık isteği ile cevap verildiği anlatılır. Coğrafi konumu önemli bir liman kenti olduğunu gösterir. Biri yarımadanın kuzeyinde diğeri kuzeydoğuda üçüncüsü ise güneybatı kıyısında yer alan üç limana sahiptir. Limanları, agoraları ve şehir sikkeleri üzerindeki gemi betimlemeleri Phaselis'in ticari liman hüviyetini vurgular. Phaselis bazen Likya bazen Pamfilya bölgesi şehri olarak gösterilir. Gerçekte her iki bölgenin sınırları arasında yer almaktadır. Şehirde sırasıyla İ.Ö. ö.y.y.'da Pers, 4.y.y.'da Karia Satrabı Mausolos ve nihayet komşu şehir Limyra Kralı Perikles'in egemenlikleri görülür.

Şehir 129'da İmparator Hadrian tarafından ziyaret edilir. Güney limandan başlayan ana caddenin girişindeki tek kemerli anıtsal tak bu ziyaretin anısına dikilmiştir. 5. ve 6. yüzyıllar Bizans egemenliğindeki yüzyıllardır ki, Phaselis 451'de Kadıköy Konsülüne katılan şehirler arasında yer alır. 7. y.y.'da Arap akınlarından sonra 8.y.y.'da yeni bir refah dönemi başlar. Phaselis 1158'deki Selçuklu kuşatmasından sonra gerek depremler ve gerekse limanının işlevselliğini kaybetmesi ardından önemini kaybedip 13.y.y. başlarından itibaren tamamen terk edilir. Günümüze çokluk Roma ve Bizans dönemi kalıntıları ulaşmıştır. Bunlar şehrin ana aksını oluşturan ve Kuzey-Güney limanlarını birleştiren ana caddenin iki yanında sıralanır. Cadde, agora ile tiyatro arasında genişleyerek küçük bir meydan oluşturur.

 

Meydanın güneydoğu köşesinde basamaklar tiyatro ve akropolise ulaşımı sağlar. Tiyatro küçük boyutlu tipik bir Hellenistik dönem tiyatrosudur. Roma döneminde sahne binasının eklendiği, Geç Bizans'ta ise sahne binası duvarının kısmen şehri koruyan yeni surların bir parçası olduğu kalıntılarından anlaşılır. Örenyerinin girişindeki virajın sağında şehrin eski surlarıyla (İ.Ö. 3.y.y.), tapınak veya anıtsal mezar olabilecek temel kalıntılarına rastlanır. Kuzey limanı arkasındaki yamaç ise şehrin mezarlık alanıdır. Günümüze ulaşan en anıtsal yapı ise su kemerleridir. Şehrin ihtiyacı olan su, kuzeydeki tepede yer alan kaynaktan getirilmekteydi. Biri tiyatro karşısında, diğer ikisi güney limana giden ana caddenin sağında olmak üzere 3 agora bulunmaktadır. Tiyatronun karşısındaki agoranın içinde bugün Bizans dönemine ait küçük bir bazilikanın kalıntıları yer alır. Şehrin diğer iki önemli kalıntısı ise şehir meydanındaki biri küçük diğeri büyük iki hamam kalıntısıdır. Özellikle küçük hamam kalıntıları Roma hamamının ısıtma sistemi hakkında bilgiler verir. Tarihçiler şehrin baş tanrıçasının savaşın ve bilgeliğin tanrıçası Athena olduğunu yazarlar. Henüz bulunmamış Athena tapınağı ve diğer önemli yapıların bugün ormanla kaplı akropol tepesinde yer aldığı düşünülmektedir.













Etap sonunda dinlenmek için isterseniz tekrar Tekirova'ya dönebilir veya Kemer ilçesine gidebilirsiniz. İsterseniz çadır atabileceğinizi gözünüze kestirdiğiniz bir alanda ki benim için çadırın sığdığı her alan potansiyel bir çadır atma yeridir, çadır atabilirsiniz.