1.ETAP HİSARÖNÜ-FARALYA-13 KİLOMETRE

Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

1.ETAP

HİSARÖNÜ-FARALYA-13 KİLOMETRE

Ve Likya Yolu yürüyüşünüz bu etaptan başlar. Fethiye'den Hisarönü dolmuşlarına binebilir ve Hisarönü kavşakta inip Likya yolu tabelası önünden artık startı verebilirsiniz. 509 km'lik başlangıç noktası buradan başlar.



Likya yolu start noktasında geleneksel fotoğrafınızı çektirdikten sonra çam ağaçları gölgesinde yaklaşık 45 dk süren bir yürüyüş sonrasında bundan sonra belki yüzlerce dek karşılaşacağınız dik tırmanışlarla dolu patikalar karşılayacak sizi. Likya yolu etaplarına hep sabahın erken saatlerinde başlamanızı tavsiye ediyorum. Hem sıcaklardan dolayı rahatsız olmadan en azından öğle saatlerine kadar yol alabilirsiniz, hem de nefis fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.





Likya yolu start noktasında geleneksel fotoğrafınızı çektirdikten sonra çam ağaçları gölgesinde yaklaşık 45 dk süren bir yürüyüş sonrasında bundan sonra belki yüzlerce dek karşılaşacağınız dik tırmanışlarla dolu patikalar karşılayacak sizi. Likya yolu etaplarına hep sabahın erken saatlerinde başlamanızı tavsiye ediyorum. Hem sıcaklardan dolayı rahatsız olmadan en azından öğle saatlerine kadar yol alabilirsiniz, hem de nefis fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.



Patikadan tırmanış yumuşak ama dar ve kayalık olduğu için bazı bölümlerde zorlaşabiliyor. Sizin sırtçantası ağırlığınız ve yaşınıza bağlı olarak bu patika yolunda sık sık mola vermenizi tavsiye ederim. Patika tırmanışı boyunca karşınıza sarnıçlar çıkacak. Zaten baktığınızda göreceksiniz, sarnıçta biriken suları burada hayvanlarını otlatan çobanlar kullanmakta ve hayvanlarına içirmekte; yani bu suları içmeyin… Yanımda su arıtma tabletleri var, ben içerim diye yine düşünmeyin, zaten bu etapta fazla bir su sıkıntısı çekmezsiniz, yanınıza alacağınız 1.5 lt'lik bir su köylerden yapacağınız takviye ile yetecektir size kolayca.



Yalnız sıcaktan çok bunaldıysanız bu sarnıç sularından ferahlamak için kullanabilir, terinizi falan silebilirsiniz. Sürekli tırmanarak ilerleyen bu patikadan yılmayın, birazdan inişler başlayacak. Patikanın sonlarına doğru bir meydan karşılayacak sizi, orada yorgunluk molası verebilir, soluklanabilirsiniz.





Likya yolunda kayalarda, elektrik direklerinde, ağaçlarda v.s etaplarda göz önünde olan neresi varsa kırmızı ve beyaz işaretler işaretlenmiştir, bu işaretleri hep takip etmeniz gerekir, bazı yerlerde işaretler silinmiş, ağaçlar kesilmiş, kayalar yol yapmak için patlatılmış, yüz binlerce kayalık ormanında ufacık bir nokta kalmış gibi sorunlarla karşılaşacaksınız; ama bu etapta değil Size farklı yolları tarif eden köylüler ya da çobanlarla karşılaşacaksınız, onları da dinlemeyin, işaretleri takip edin. Eğer kaybolduğunuzu anlarsanız ki son gördüğünüz işaretten sonra yaklaşık 20 mt boyunca bir işaret görmediyseniz bu iki anlama gelir ; ya son gördüğünüz işaretten sonraki işareti kaçırdınız, ya da yanlış bir patikaya girdiniz. Patikalara girmeyin yada bu yola girilmez diye yine kırmızı çarpı şeklinde etaplarda görebileceğiniz yerlere işaret konulmuştur.

Patikadan inişte bir açıklık alan ve ilk yerleşim yerini göreceksiniz; Kozağaç Köyü. Burada yumuşak köy yolundan yürürken size selam veren, su yada köy ekmeği ikramında bulunan köylüler olacaktır, şaşırmayın, tüm Likya yolu boyunca misafirperver Anadolu insanları çokça karşınıza çıkacak. Bu arada kafanızı kaldırıp baktığınızda onlarca yamaç paraşütünün sizi selamladığını göreceksiniz, Babadağ zirvesine çok yakınsınız çünkü ve yamaç paraşütü atlama noktasının yakınındasınız. Kozağaç köyünden yolunuza devam edin, bir orman yolu çıkacak karşınıza, bu orman yolunun bir kısmı hafif bir tırmanış gerektirmekte, yoracak sizi biraz ama yola devam edin, sonunda Kirme köyüne geleceksiniz. Köy içinden ilerleyin, yolda bir sapak göreceksiniz, hemen sağ tarafa dönün. Burada yine dinlenmek için bir çardak ve hemen altında buz gibi akan suyuyla bir çeşme var. Su takviyenizi yapabilirsiniz buradan. Yola devam edin, artık orman içinden, yemyeşil çam ağaçlarıyla dolu bir yoldan yürüyorsunuz.



Yalnız burada işaretlere dikkat edin, bir kısmı silinmiş yada otlardan gözükmüyor. Panik yapmayın, zaten patika yolu kendini belli etmekte. Dere boyunca ilerleyen patika sonunda bir traktör yoluna çıkacaksınız. Artık yavaş yavaş Faralya sınırlarına girdiniz. Ağaçlarda otel, pansiyon tabelaları göreceksiniz. Son kayalık inişinden sonra artık Faralya köyüne ulaştınız. Buradan köy yolunu takip edin, ilk önce köyün camisini sonrada hemen sağ tarafta dünyaca ünlü Kelebekler Vadisi tabelasını göreceksiniz. Tabeladan sağa sapın, ilerleyin, ve tüm yorgunluğunuzu üzerinizden atacak o muhteşem vadiyle kucaklaşın.







Kelebekler vadisi girişinde George House tabelasını göreceksiniz ki zaten vadi girişi onun yanından yapılmakta. Buranın sahibi Hasan sizi muhteşem misafirperverliği ve sıcacık sohbetiyle karşılayacak. Burada konaklayabilir, isterseniz çadır atabilir ve soluğunuzu kesecek Kelebekler Vadisi manzarası eşliğinde tüm yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

Kelebekler Vadisi'ne inmek isterseniz dikkatli olun, iniş tabelası olan patikada her yıl onlarca düşme kazası olmakta, normal bir tempoyla yaklaşık 2 saatte inebilirsiniz. Yalnız vadinin içinde bir şelale var, oraya gitmek isterseniz kesinlikle yalnız yola çıkmayın, en azından bir kişiye haber verin, dik tırmanışı ve kayalık zemini ciddi risk yaratmakta.



George House-Faralya
Hasan Karaburun-0 535 793 21 12-0 252 642 11 02

Kimdir Erdem Gürses

85.000 km'den fazla yol katetti. Gezer, yazar, fotoğraflar, biraz da deli doludur. Şiir sever, tiyatro sever, tarih sever, doğa sever, hayvan sever, ama en çok dağa tepeye çadır attığında yıldızları izlemeyi sever. Bulduğu her fırsatta sırtçantası ile yollara düşen tam zamanlı gezgin derviştir. Şimdi yine yollarda…