SKYDIVE EFES TANDEM ATLAYIŞ

SKYDIVE EFES TANDEM ATLAYIŞ

TANDEM ATLAYIŞ

Hayatta bazı duygular vardır, aha da tarif et bakim dediklerinde, ya şimdi şöyle bak; başlangıcından sonra devamını anlatacak cümle bulamazsınız, işte cuk diye oturan tanımlama budur bence tandem olayına… 4000 metre yükseklikten kollarını açıp boşluğa süzülürken saatte 200 km hızla düşmek… Adrenalin bağımlısıyım, seviyorum yüksek testestaron salınımını adrenalin sporlarında ama bugüne kadar ne yamaç paraşütünde, ne köpekbalıkları ile dalışımda ne de diğerlerinde o yaşadığım 45 saniyelik testestaron patlamasını yaşamadım, ölmeden önce yapılacak listesi vardır ya, işte o listenin 1 numarası olmaya adaydır tandemle atlayış bence. En azından benim listemde bu böyle.

İzmir Selçuk’ta yer alan, Türkiye’nin ilk atlayış merkezi olan THK Gökçen Havacılık Efes Atlayış Merkezi’nde uzun yıllardır çalışan Sevgi benim eski arkadaşım. Her İstanbul buluşmasında Selçuk yap, tandem atla, ne zaman yapacaksın der dururdu, benim seyahatlerden, koşturmalardan bir fırsatını bulup ta bir türlü hep içimde delice istek olan tandem olayına girememiştim. Derken müsait bir zaman buldum ve Sevgi ben geliyorum dedim, pat atladım gittim. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı-İzmir Adnan Menderes Havalimanı yaptıktan sonra, havalimanı önünden kalkan Selçuk transfer araçları ile yaklaşık 50 dakika sonra Selçuk otogardayım. Otogardan kalkan minibüsler ile 5 dakikada THK Gökçen Havacılık Efes Atlayış Merkezi önünde buldum kendimi. Saat sabahın 09.00’u. Kahvelerimizi alıp dışarda masaya oturup mis gibi nisan güneşinin tadını çıkarıyoruz. Bu arada yavaş yavaş atlamak için benim gibi gelen tayfalarla masalar dolmaya başlıyor. İçimde bir tarifsiz duygu, Sevgi’ye neyi bekliyoruz diyorum, rüzgarı diyor, biraz daha esmesi lazım…

Tandem uçuşlarında görevli eğitmenler ve hocalar da gelmeye başlıyorlar yavaş yavaş, kahve, çay sohbetleri devam ediyor, bu arada içerde ise hazırlıklar başlıyor. Öğlene doğru Sevgi geliyor yanımıza ve benim gibi atlayışa gelen diğer ziyaretçilere yaklaşık 15 dakikalık bir sunum yapıyor. Kısa bir bilgilendirme filmi izliyoruz, uçaktan atlarken ne yapacağız, kollarımızı, ayaklarımızı havada nasıl sabitleyeceğiz gibi kısa bir bilgilendirme faslından sonra Sevgi salonda tabelaya atlayış yapacakların ve eşleştirilen hocaların isimlerini yazmaya başlıyor, oley ilk uçakta ben varım.

Benimle atlayacak olan hocam Erdinç Küflü yanıma geliyor, tanışıyoruz, bana kısa bir bilgilendirme yapıyor, rahatsın dimi diyor, garip ama cidden rahatım, en ufak bir heyecan duymuyorum-havada uçak kapısı açıldığında da aynı rahatlıkta ol diyor, o iş bende diyorum… UÇAĞIN KAPISINI AÇTIĞIMIZDA İSE BENDE FALAN DEĞİLDİ HİÇBİRŞEY, KALBİM YERİNDEN ÇIKACAKTI O AYRI…

Tulumlarımızı giymeye başlıyoruz, hocam sıkı sıkı kontrol ediyor, ayarlıyor tulumu. Ve uçağa doğru adımlamaya başlıyoruz.  Eğer atlayışınızın filme çekilmesini ve fotoğraflanmasını isterseniz sizinle birlikte size özel bir de fotoğrafçı atlıyor. Benim fotoğraflarımı ve videomu çekecek olan diğer atlayış hocam Esra Arslan ile tanışıyorum bu arada, evet uçağın içindeyiz artık.

Atlayış sırasının tersine göre biniyoruz uçağa. Herkes hocasının bacaklarının arasına oturuyor. Uçağımız havalanmaya başladı, içeride ise deneyimli eğitmenler ve hocaların koyu bir sohbeti var, ben uçağın penceresinden aşağıdaki enfes Selçuk Efes manzarasına bakıyorum. Uçak Efes üzerinde 4000 metre mesafeye yükselirken hocalarımız bizi kendilerine bağlıyorlar.  Kenetlenmiş vaziyette oturuyoruz artık.

Pilottan gerekli mesaj geliyor, artık atlayış için gerekli irtifaya ulaştığımızı söylüyor, içeride yavaş yavaş bir hareketlenme oluyor, işte o anda da küçük uçağın panjurdan bozma kapısı açılıyor ve anında kalbim yerinden fırlayacakmış hissi oluşuyor bende, nasıl ya diyorum, bu nasıl bir duygu… Uçakta kendi eğitim atlayışlarını yapacak olan diğer eğitmenler pat pat sırayla atlıyorlar, hepsinde bir gülümseme… Ben hocamla en son atlayacağım, uçaktan atlayanlar gözden kayboluyor, sıra bana geliyor ama o 10 saniyede diğer atlayanları görünce yavaştan bir sakinleşme geliyor bana, fotoğraflarımı çekecek olan Esra hocam uçağın kenarına tutunuyor, göz göze geliyoruz, o sırada kendisine sıkı sıkı kenetlendiğim Erdinç hocam hazır mısın diyor, hazırım demeye kalmadan havada bir takla atarak hayatımda o hiç bitmesini istemediğim muhteşem saniyeler başlıyor.

Düşüyoruz. İnanılmaz bir süratle yere düşüyoruz. Bu öyle bir his ki… Yok tarif edemiyorum işte, alışıyorum anında, delice bir adrenalin patlaması yaşıyorum bedenimde, aklımda ise hocam omzuma dokununca kollarımı ve bacaklarımı uygun pozisyona getirmek var, aslında her şey bu kadar basit.

Karşımda hocam gelmiş beni çekiyor. Zevkten ölmek üzereyim, yaklaşık 45 saniye sonra hocamın açtığı paraşüt ile birden yukarıya sıçrama yapıyoruz, manzaranın tadını çıkar diyor hocam, aman tanrım… Bu nasıl bir manzara ama; Efes, Selçuk ayaklarımın altında, Sanki Google Earth’deyim! Yavaş yavaş süzülüyoruz. Yere inmeye yakın hocama ben daha doymadım ki diyorum, biraz akrobasi yapalım hadi senin için diyor ve başlıyoruz sağlı sollu keskin dönüşler yapmaya, çığlıklar atıyorum mutluluktan, yaklaşık 7-8 dakika süren bu tatlı süzülüşten sonra toprağa adımımızı atıyoruz. Hissettiğim duygu tarif edilmez, Sevgi yanıma geliyor, gülümsüyor, ne hissediyorsun diye, konuşamıyorum, suratımda aptal bir gülümseme…

İlk seferde beyniniz, “Ben ne yapıyorum!” diye olayı idrak etmeye çalışıyor. İnince atlayışın bazı bölümlerini hatırlayamıyorsunuz. İşte bu nedenle, tandem atlayışını mutlaka ikinci kez yapmak gerekiyor!

Tulumlarımızı çıkarıp kahve keyfine başlıyoruz, bu sırada çekilen görüntüler cd’ye aktarılıyor. Bir yerde okumuştum, ‘Kuşların neden şarkı söylediğini sadece paraşütçüler bilir’ diye yazıyordu. İşte o an bu andı.

Yazımın başında da demiştim, her insanın bir bucket list’i vardır, benim listemde ise bu 1.sırada yer alıyor. Ve o 45 saniyeden sonra bende kuşların neden şarkı söylediğini bilmek istediğimi anlıyorum, paraşüt eğitimine katılmaya karar veriyorum. Artık belli dönemlerde bende bu işin dersini alıp gökyüzünde bağımlılığımı gidermeliyim diyorum. Ve son olarak mis gibi sertifikamı alıyorum.

TANDEM İÇİN NE YAPMALIYIM?

Tandem sözcüğü İngilizce’de ‘art arda dizili’ anlamına geliyor. Artık kafada oturttunuz ve bende atlayacağım dediniz, ilk önce skydiveefes’i arayıp randevu alıyorsunuz veya internet sitelerinden de randevu alabilirsiniz. Randevu şart çünkü çat kapı gittiğinizde randevunuz yoksa uçuş yapamayabilirsiniz.

http://www.skydiveefes.com/index.php/tr/

Randevunuzu aldıktan sonra randevu tarihinde gidiyorsunuz ve yukarda yazdığım süreçlerden sonra artık uçaktasınız. Burada önemli nokta şu, kesinlikle korkmanıza ve çekinmenize gerek yok çünkü sizinle atlayış yapacak hocalar bu alanda gerçekten çok deneyimli ve yüzlerce atlayış yapmış kişiler. Havada en ufak bir olumsuzluk veya ekstrem durumlarda neyin nasıl yapılacağı konusunda tecrübe ve eğitim sahibi kişiler. Siz çığlıklarınızla atlayışın tadını çıkarın.

Yine ince bir detay var, tandem için minimum 45 ve maksimum 90 kilo ve 1.90 boy sınırı var. Yaş sınırı yok. Ama 18 yaşından küçüklerin ebeveyn izni gerekiyor, kimlik kartı göstermek zorunlulu ile. Atlamadan önce fiziksel bir probleminiz olmadığına dair bir taahhütname imzalamanız gerekiyor. Atlayışınız normal şartlar dâhilinde 1 saat içerisinde tamamlanabilen bir aktivite olmasına karşın, meteorolojik şartlar ve diğer rezervasyonlar nedeniyle 1-3 saat beklemede olabiliyor.

Atlayışınızın keyfini çıkarabilmeniz için yanınızda rahat kıyafetler ve spor ayakkabılar getirmeyi unutmayın. Sandaletler, botlar ya da yüksek topuklu ayakkabılar atlayış için uygun değil tabi.

Atlayış ve fotoğraf hizmet bedelini ise internet adreslerinden ve randevu alırken sorabilirsiniz. Bu ücrete değer mi diye sormayın sakın, kuruşu kuruşuna değer.

ADRES BİLGİSİ

THK Gökçen Havacılık Efes Atlayış Ve Uçuş Merkezi Selçuk - İzmir

Tel:                  +90 232 892 64 47

Mobil:              +90 505 545 21 93

Email:             info@skydiveefes.com

www.skydiveefes.com

Ve tabiki bu adrenalin dolu unutulmaz dakikalar aşağıda;