Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

BOLU GEZİ NOTLARI

16 yaşlarındaydım. Televizyonda ilk defa izlemiştim Köroğlu filmini. 1968  yapımı bir tarih ve macera tarzı Türk filmi idi. Başrollerinde Cüneyt Arkın ve Fatma Girik oynuyordu.



Benden selam söyleyin Bolu Beyi'ne… diye başlayan türkü zihnime kazınmıştı. Ve o günden sonra Bolu eşittir Köroğlu oldu benim için. Ve yıllar sonra bir çok defa gitme imkanım oldu bu şirin şehre. Yurdumuzun Batı Karadeniz bölgesinde yer alan Bolu, yemyeşil dağları, ormanları, şirin akarsuları, gölleri ve kayak merkeziyle nefis bir gezi noktası. Genelde hep yaz sezonunda denk geldi seyahatlerim. Bu defa karlar altında kış mevsiminin güzelliğini Bolu'da görmek için 2 günlük bir seyahat programı yaptım.

BOLU'YA NASIL GİDİLİR?

İstanbul'a yaklaşık 250 km uzaklıkta. Ankara'ya yaklaşık 170 km uzaklıkta. Her iki kilit noktasından kalkan otobüsler ile Bolu'ya ulaşım çok rahat sağlanmakta.



TARİHİNDEN BAHSET BAKALIM?

2000 yıl önce Bitinyalıların kurduğu bu şehre komutanlarının ismi olan CLAUDIO adı verilmiş. Bu şehir zamanla POLİ olarak anılmaya başlanmış. 14.yy başlarında bölgeye sahip olan Türkler şehre BOLU adını vermişler.

BOLU GEZİ REHBERİ

Bolu'ya geldiğinizde ilk yapmanız gereken şehir merkezinden önce şehir dışında yer alan cennet bölgeleri keşfetmek. Özel aracınız veya şehir merkezinden kalkan minibüsler ile bu bölgelere ulaşımı sağlayabilirsiniz. İlk gezi noktamız Gölcük olacak.



GÖLCÜK

Bolu'nun 13 km güneyinde suni olarak yapılmış bir göl. Yaklaşık 45000 m2 alana sahip. Çevresi de 1200 mt. Etrafı çam ve köknar ağaçları ile kaplı olan gölün kışın kar altındaki görüntüsü muhteşem. Aşağıdaki fotoğrafta yaz sezonunda gölün nefes kesici manzarasını görebilirsiniz.



Göl kenarında Orman Bakanlığı'na ait şirin bir ev ve kır gazinosu var. Giriş ücretli. Otomobil 10 TL, yaya 3 TL. Göl etrafında bisiklet ve yürüyüş parkurları bulunmakta. Yazları gölün etrafında yemyeşil doğa içinde oturup bu muhteşem manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. Kışın karlar altında ise GÖLDE BUZ TUTMUŞ SUYUN ÜZERİNDE YÜRÜMENİN KEYFİNİ ÇIKARABİLİRSİNİZ.







YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI

Milli Park Bolu'nun 42 km kuzeyinde çeşitli büyüklüklerde göllerden oluşmakta. 550 hektarlık kısmı milli park olarak 1965 yılında koruma altına alınmış. Ihlamur, karaağaç, kavak, kayın, köknar, gürgen, meşe, kızılağaç, sarı ve karaçam ağaçları bulunmakta. Yabani hayvanlardan ayı, domuz, kurt, tilki, tavşana rastlanmakta. Park içinde 40 yatak kapasiteli bungalov evler var. Çadır ve karavanda da konaklama imkanı sunulmakta.







ABANT GÖLÜ

Göl, Bolu'nun 34 km güneybatısında bulunmakta. 1325 mt yükseltide ve 125 hektar alanı kaplayan bir göl. Yer altı sularıyla beslenmekte. İlkbahar ve Yaz mevsiminde gittiğinizde nadir su bitkilerinden sarı ve beyaz nilüferler ile göl üzerinin kaplandığını göreceksiniz. Göl kenarında 2 adet konforlu otel, bungalov evler, kamp alanı ve restaurantlar bulunmakta.







AKKAYA TRAVERTENLERİ

Bolu'nun 10 km güneybatısında Mudurnu yolunda bir tepe üzerinde bulunmakta. Tepe Traverten olarak biçimlenmiş. Bolu'nun Pamukkale'si olarak çevre halkı tarafından adlandırılmış. Zamanınız varsa dinlenmek için ideal bir gezi noktası.



KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ

Kartalkaya Kayak Merkezi Bolu'nun 38 km güneyinde Köroğlu Dağları üzerinde bulunan, ülkemizin gözde kayak merkezlerinden biri. Bolu şehir merkezinden kalkan halk otobüsleri ile ulaşım sağlanabilmekte. Toplam 30 km uzunluğunda 13 pist ve 9 teleski bulunmakta.



BOLU MÜZESİ



Şehir merkezinde Kültür Sitesi içinde yer almakta. Müzede sergilenen eser sayısı 17000 adet. Ve benim gezmekten en çok zevk aldığım mekan burası. Ferah ve geniş bir salonda sergileniyor eserler. Belki de kış olduğundan kimseler yoktu müzede. Burada özellikle iki esere çok dikkat edin; bunlardan birisi Gladyatör Anıtı. Üzerinde yer alan şiir ve sunum çok etkileyici. Arenada teke tek dövüşen 12 gladyatörün adı ve kullandıkları silahlar yazılmış. Ve bu ünlü gladyatörlerin kazandıkları zafer sayısı belirtilmiş. Muhteşem bir eser.



Diğeri ise Lagynos. Antik Yunan ve Roma'da, Sakız Adası şarabının düşük gelirli vatandaşlarca da satın alınabilmesi amacıyla üretilen küçük boyutlu tek kulplu kaplar. Bu kapların üzerinde Sakız Adası'nın resmi mühürleri bulunmakta.







BOLU TAŞ HAN

Büyük cami yanında bulunmakta. 1804 yılında yapılan han şu anda iş hanı olarak kullanılmakta.



KİLİSELİ TÜCCAR HANI

2 katlı olan han 1800 yılında Gerede'de yapılmış. Alt katı hayvan barınağı, alışveriş yeri ve kahvehane, üst katı ise konaklama odalarından oluşmakta. Handa bir odanın doğu cephesindeki pencerelerden birinin kilit taşında bir haç bulunmakta. Bundan dolayı Kiliseli olarak adlandırılmış.



KAYA EVLERİ

Bolu'nun Seben ve Kıbrıscık bölgelerinde bulunan Çeltikdere, Uludere, Hocaş, Kaşbıyıklar köylerinde derin vadiler boyunca yükselen kaya kitlelerinin yüzeyinde birkaç katlı kaya evleri bulunmakta. Yapılan araştırmalarda bölgenin ilk hristiyanlık döneminde bir yerleşim merkezi olduğu tespit edilmiş. Bu evlerin bir kısmı barınak, bir kısmı depo olarak kullanılmış. Genellikle içine girdiğinizde 4 veya 5 katlı yükseltiler ve her katta pencereler göreceksiniz.



KÖROĞLU

Yazımın başında da bahsetmiştim. Bolu'yu tanıtıp ta Köroğlu'nu anmamak mümkün değil. Toplumsal bir eleştiri ustası olan Köroğlu, 16. Yy da yaşamış bir halk ozanı. Hakkında fermanlar çıkarılan ama verilen hükümlere başkaldırmasıyla tanınan Köroğlu, bu başkaldırışı şiirlere dökmüş, destanlaşmıştır. Şehir merkezinde bulunan heykeli şehrin sembolü olmuş.



Ve Bolu seyahatinizi bitirmeden önce şehrin yöresel ve bir halk hikayesine sahip yemeği olan Kedi Batmaz'ı tadın. Bu yemeğin halk arasında anlatılan hikayesi ise; Fakir bir ailenin çocuğu olan Ali, Fatma adındaki kızı sever ve onunla evlenir. Ancak kayınvalide gelinini sevmez ve oğluna kötülemek için gelininin açığını yakalamaya çalışır. Bir gün Fatma eşine yemek yapmak ister fakat evde un ve keş (kurutulmuş torba yoğurdu)den başka bir şey bulamaz. Fatma bu malzemelerle nasıl yemek yapacağını bilemez; unu kaynayan suya koyar, hem karıştırır hem ağlar. Ancak ortaya görünümü hoş olan bir yemek çıkar. Yemeği gören kayınvalide, yemeğin görünümünü bozmak için evdeki kediyi alır ve kedinin ayaklarını yemeğin üzerine bastırmaya çalışır. Fakat kedi ayaklarını toplar yemeğe basmaz; yani yemeğe batmaz." O günden sonra bu yemek " Kedi Batmaz" adıyla hikayesi ile birlikte halk arasında yayılır.



Belki siz de evinizde bu nefis yemeği yapmak istersiniz, buyurun tarifi ve yapılışı;

Malzemeler;

2 su bardağı mısır unu
1 su bardağı buğday unu
4 su bardağı su
1 kg tavuk ciğeri
3 çorba kaşığı tereyağı
bir miktar tuz

Yemeğin yapılışı; Bir tencereye dört su bardağı su ve bir miktar tuz koyun ve kaynatın. Kaynayan suya, mısır unu ve un katın, yavaş yavaş karıştırın ve hamur haline getirin. Yemek piştiği zaman artık kaşıkla karıştıramayacak kadar katılaşır böylece yemeğin piştiğini anlarsınız. Pişmiş olan hamuru  tahta kaşık yardımıyla, kaşık şekli verilerek tabağa alın. Üzerine keş ya da tavuk ciğeri kızartın. Son olarak kızgın tereyağı dökülerek servis yapın. Yemeğin sosu isteğe göre;  çiğ süt, ceviz ve pekmez ile de yapılmakta. Afiyet olsun…