Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

FAS-ESSAOUİRA GEZİ NOTLARI

Essaouira, Atlas Okyanusu kıyısında 70 bin nüfuslu bir balıkçı şehri. 1952'de, Orson Welles'in Othello filminin açılış sahnesinde görünce gezginlerin ilgisini çekti. Portekizlerin yaptığı kale ve surlar sayesinde, 2001'de, en iyi 18'inci yüzyıl sur içi yerleşimlerinden biri olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giren bu tarihi kent şimdilerde Game Of Thrones dizisinin belli başlı bölümlerinin çekildiği yer olarak ününe ün katmakta.



Marrakesh Travel ile Essaouira turumuz sabah 07.00'de başladı. Atlantik Okyanusu kıyısında uzanan, şirin, romantik, otantik bir kent ola Essaouira Marakeş'e 174 km uzaklıkta. Sabah meydanda buluşma noktasında buluştuktan sonra diğer gezginler ile yola çıktık. Marakeş'te hava sıcaklığı yine mükemmel konumdayken buraya geldiğimizde çok pis bir rüzgar ve soğukla karşılandık. Evet burası yılın her ayı çok rüzgarlı bir yerleşim.

TARİHE DALALIM HADİ…

Essaouira, MÖ 7'inci yüzyılda Fenikeliler tarafından keşfedilmiş. Kıtanın haritasını çıkarmak isteyen gemiciler, Kuzey Afrika kıyılarına yanaşıp, bu kenti kurmuş. Bölgenin ikinci hakimi Romalılar. Onları Portekizliler izliyor. 15'inci yüzyılda kenti ele geçirdiklerinde Mogador ismini veriyorlar. Bu arada pek çok köprü inşa ediyorlar. Kent daha sonra Araplara geçiyor. Bugün Essaouira'ya özgün kimliğini veren binaların çoğu Sultan Muhammed Bin Abdullah tarafından Fransız bir mimara restore ettirilen yapılar. Sultan bu çalışmanın sonucundan öyle memnun kalmış ki şehre "iyi tasarlanmış" anlamındaki Essaouira ismini uygun görmüş. 



Şehrin Medina bölümü UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alıyor.

GİT-GEL ŞAŞIRTACAK SİZİ

Şehre geldiğinizde yeni bölümü ile hiç vakit kaybetmeyin. Merkezi konumda olan eski şehre yani kalenin bulunduğu noktaya gelin. Burada olmazsa olmaz fotoğrafınızı çektirin. Peki bu fotoğraf ne fotoğrafı ? Kalenin önünden baktığınızda inci gibi tertemiz kumsalıyla Atlas Okyanusu sizi karşılayacak. Sabahın ilk saatlerinden öğleden sonraya kadar okyanus ve sahil tam arabaların park ettiği ana duvar dibine kadar dalgalarını vurmakta.





Fotoğraflardan görüyorsunuz. Sabah saatlerinde çektim bu fotoları. Öğleden sonra ise bu dalgalar ve okyanus kıyısı gel-git sebebiyle sularını çekiyor, öyle böyle bir çekme de değil, yaklaşık 500 metrelerden bahsediyorum. Bu sefer ortaya nefis bir kumsal çıkıyor. Ve ister yüzün, ister adımlayın bu güzellikte.







Sabah bu takla attığım sahil ana yola kadar denizdi.

NE YENİR, İÇİLİR?

Burası bir sahil şehri ve doğal olarak deniz ürünleri cenneti. Balık, istakoz, pavurya, yengeç, oualidia istiridyesi gibi çeşit çeşit deniz mahsüllerini mideye indirebilirsiniz. Kale meydanında bulunan sıra sıra dizili restaurantlarda doyurucu porsiyonların fiyatı 60-85 dirhem arasında değişmekte. Bolca ekmek, büyük porsiyon salatası ana yemeğin yanında gelmekte. Ama medina içine daldığınızda tarihi çarşı içinde bir çok esnaf lokantası göreceksiniz. Hemen dalın o lokantalara ve yemeğinizi söyleyin. Fiyatlar 15-25 dirhem arası. Örneğin aşağıdaki güzelliğin fiyatı 25 dirhem, yanında bolca ekmek ve acı sos ile birlikte servis edilmekte.



NASIL GİDİLİR?

Marakeş merkez otobüs istasyonundan buraya düzenli aralıklarla otobüs var. Yaklaşık 4 saat sürmekte yol. Ama benim tavsiyem kesinlikle tur firması ile gelmeniz. Çünkü yol boyunca bir çok güzel noktada durup fotoğraf çekme imkanınız var. Birde dönüş saatleri sıkıntılı olabiliyor. Tur ile geldiğinizde ise dönüş saatini sıkıntı yapmanıza gerek yok. Gezin gezebildiğiniz kadar.

NEREDE KALACAĞIM PEKİ?

Essaouira aslında günübirlik gezilecek bir şehir. Konaklama yapmaya gerek yok. Zaten 3 saat içinde bitireceksiniz gezinizi. Çünkü gezilecek başka bir nokta yok. Ama ben kalmak istiyorum derseniz elbette pek çok pansiyon var. Medina içinde ise sadece bir tane hostel var ki onda da boş yer bulmak biraz şans işi. Yılın her ayında pek çok ziyaretçisi olan bu şirin yerleşim elbette sırtçantalı gezginlerin konaklama konusunda hosteli tercih etmesini sağlıyor.



Hostelin ismine dikkat ettiniz mi… Aşağıda yazdım..

ŞEHİRDE DOLAŞAN BİR SÖYLENTİYE GÖRE…

Şehrin sokaklarında dolaşırken pek çok köşe başında, dükkanda, tezgahta Bob Marley, Jimi Hendrix, Jim Morrison şarkıları duyacaksınız. Onlarca albüm kapağının duvarlara asıldığını… Benim üstümde tesadüfen Jimi Hendrix tişörtü vardı. Her önüme gelen bana ooo--Jimi Hendrix—my bro---demeye başladı ve tişörtün güzelliğinden bahsetti. Hatta bir esnaf tişörtü bana sat dedi. Lan dedim noluyoz. Mevzu ne.. Sonra bizim tur şöförünü gördüm medina sokaklarında. Durumu anlattım. 1970'li yıllarda bu 3 isim devamlı buraya gelirmiş ve sabahlara kadar günlerce esrar, haş haş ve bilumum ot içimi yaparlarmış. Pek çok şarkının da temeli burada atılmış. Zaten durmadan yanınıza gelen tipler haş haş diyerek size ot satmaya çalışacak. Oralı olmayın, yola devam edin. Pek ısrar etmeden onlarda uzaklaşıyor zaten.







GEZİLECEK YERLER

Meydandan başladığınızda karşınıza çıkacak ilk nokta tarihi bir kale olan Skala De La Ville olacak.



Kalenin tam önünde ise masmavi sandalları, balıkçı ağları ve martıları ile liman size nefis fotoğraf kareleri sunacak.





Limanın hemen karşısındaki tarihi kale kapısından girdiğinizde kaleye çıkıp illk önce nefis manzaranın tadını çıkarmalısınız. Kaleye giriş ücretli. Fiyatı 10 dirhem.









Buranın ikliminden dolayı yaz kış çok rüzgarlı ve serin. Bundan dolayı yanınıza bir polar falan alın derim. Kale cidden çok üşütebiliyor ve çok rüzgarlı oluyor. Bakmayın fotoğrafta sırıttığıma, donuyorum donuyorum… Kaleden çıktıktan sonra tarihi medina sokaklarına dalacaksınız. Bu sokaklarda hediyelik eşya dükkanlarından tutun, deri ürünlerine, ahşap ürünlerine kadar çok çeşitli alışveriş dükkanları var.





Şehir Unesco Dünya Mirası listesinde olduğu için şehrin ara sokaklarında tarihi dokuya pek zarar verilmiyor, evler eski tarihini yansıtıyor ve aynı dokuyu devam ettiriyor. Esnaf yine çok ısrarcı, çok yapışkan. Fiyatlar ise kazık. Pek alışveriş yapmamanızı tavsiye ederim.







Medina sokaklarından sonra zaten pek gezilecek bir nokta kalmıyor. Bundan sonrası tamamen sizin isteğinize bağlı. İsterseniz meydanda bir cafe'ye oturup kahvenizi içersiniz, isterseniz taptaze deniz ürünlerinden yiyebilirsiniz. İsterseniz bir sigara yakıp kale manzarasından Atlas Okyanusunun dalgalarının sesini dinlersiniz. Martılar da eşlik edecektir size.