İstanbul Yenikapı Batıkları

Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

İstanbul Arkeoloji Müzesi-Yenikapı'nın Batıkları Sergisi Gezisi…



Bu sabah sırtçantamı sırtlandım ve sabah serinliğinde istanbul bana günaydın derken ben yollara düştüm, ,istikamet İstanbul Arkeoloji Müzesi- Yenikapı Batıkları. Dün twitter'dan bir arkadaşım haber vermişti, Marmaray metro çalışmaları sırasında bulunan ve dünya seyrini değiştiren kalıntı ve eserler müzede sergilenmeye başlanmış. Ben de vakit kaybetmeden İstanbul Arkeoloji Müzesi yolunu tuttum ve özellikle sabah erken saatlerde gitmek istedim çünkü geçmiş tecrübelerime dayanarak, hem fotoğraf çekmek için serginin tehna olması o saatlerde mümkün, hem de doya doya gezmek için gerekli zamanı sağlaması açısından en uygun saatler…Müzeye vardığımda gözlerime inanamadım ve çok mutlu oldum, çünkü gerçekten el emeği ve müthiş bir detaycılık, imrenilecek bir hassasiyetli çalışma sonucu nefis 2 salon daha açılmış müzede ve ağzım kulaklarımda gezdim. Detaylar şimdi aşağıda;

Saklı Limandan Hikayeler-Yenikapı'nın Batıkları

2004 yılında kentin en önemli ulaşım projelerinden biri olan Marmaray-Metro projeleri kapsamında Yenikapı'da büyük bir kurtarma kazısı başladı. İstanbul'un tarihinde ilk kez Bizans limanlarından birinde arkeolojik kazılar yapılıyordu. Kazılar başladığında kentin içine doğru uzanan Lykos (Bayrampaşa) Deresi'nin ağzına kurulmuş bu antik limanın bizlere neler sunacağını kimse bilmiyordu. Toplam 58.000 m2 alanda yapılan kazıda ilk olarak Osmanlı izlerine rastlandı. Ardından günümüz deniz seviyesinden sadece 1 mt aşağıda Konstantinopolis'in en önemli ve antik dünyanın bilinen en büyük limanlarından birine, Theodosius Limanı'na ulaşıldı.

Halen devam eden kazılarda kent yaşamına dair ipuçları sunan sayısız küçük buluntu ve mimari eser ortaya çıktı. Ayrıca ahşap ve halat parçalarına,2005 yılında da beklenmedik bir buluntuya, bir gemi batağına rastlandı. Araştırma alanı genişletilirken 5. ve 11.yy arasına tarihlenen toplam 37 gemi gün ışığına çıkarıldı. Buluntular arasında çok iyi korunmuş büyük ve küçük ticari gemiler ile bugüne kadar ilk kez rastlanan Orta ve Geç Bizans dönemine ait kürekli kadırgalar yer alıyor. Yenikapı batıkları bugün toplu olarak ele geçmiş en büyük tekne koleksiyonunu oluşturuyor.

Deniz seviyesinin 6.3 mt altında ise arkeologları yeni bir sürpriz bekliyordu; İstanbul'un en eski yerleşik topluluğu. Günümüzden 8000 yıl öncesine tarihlenen bu Neolitik yerleşim, İstanbul'un tarih yazımını değiştirecek nitelikteyd,. Bunun birkaç mt altında ise binlerce yıl önce burada yaşamış ilk İstanbulluların ayak izlerine ulaşıldı.

Evet, bu kazı sonuçları bu kadar önemli dünya tarihi açısından ve bu sergi şimdi İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmekte. Müze bu konuda dersine çok iyi çalışmış ve mükemmel bir sergi ortamı yaratmış, teknoloji ve tarih kümesi içerisinde gezmesi çok zevkli bir ortam yaratılmış. Müze'nin 2.katında yer alıyor sergi. İçeride bugüne kadar bulunan tüm tarihi eserler sergileniyor. Ve teknolojinin yardımı ile sergi muhteşem güzel olmuş. Örneğin karbon testiyle 2000 yaşında olduğu belirlenen bir kadın kafatası camekan arkasında sergileniyor. Duvarda bir buton var, O butona eliniz ile bastığınızda camekan içinde bir hologram başlıyor ve kafatası birden kadın kafasına dönüşüyor ve 2000 yıl önce bu kafatası sahibi böyle bir kadındı diyor. Çok güzel gerçekten. İçerde sergilenen başka bir bölümde ise gemilerde bulunan çok sayıda hayvan kafatası; köpek, kedi, at, geyik, kılıçbalığı gibi birçok hayvanın kafatası bulunmuş ve sergileniyor, yani 2000 yıl önce bu hayvanların eşya taşımada yada uzun yolculuklarda gemi personeli için yiyecek ihtiyacını karşılamada kullanıldığı saptanmış. Ve serginin en güzel parçası 8000 yıl önce bulunan ve fosilleşen ayak izleri…Muhteşem…

Yine o devirlerde kullanılan çanak, çömlek, yağ kandilleri, silahlar, bitki tohumları, süs eşyaları çok ilgi çekici.Örneğin bir testi kalıntısında yine yandaki butona dokunduğunuzda birden ateşli bir hologram ile sanki o testi bir fırında pişiyormuş gibi bir görsel şölen oluşuyor ve izlerken nefesiniz tutuluyor. Eğer çocuğunuz varsa kesinlikle gidin ve ona bu tarihi anlatın. Görsel olarak anlaması çok kolay olacaktır. İçerisi zaman geçtikçe kalabalıklaşmaya başladı belli bir süre sonra, özellikle yabancı turistler akın akın geliyor ve fotoğraf çekiyor. Bu çok gurur verici bir olay çünkü gerçekten tarihin merkezinde olan İstanbul, bu anlamda çok ilgi çekmekte ve Turizm Bakanlığı'da bu ilgiyi karşılamak ve memnuniyet yaratmak adına çok güzel bir sergi açmış, emek harcamış. Diğer açılan bir muhyeşem salon ise Eski İstanbul Salonu ve bu salonda İstanbul'un tarihi bölgelerinde bulunan mozaik, heykeller sergilenmekte…2.bölümde bunun hakkındaki yazımı okuyabilirsiniz…Hafta sonuna girdiğimiz bugün planınızı yapın ve İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde bu sergiyi kesinlikle görün. 8000 yıl öncesinde yaşayan İstanbullularla tanışın, onları hissedin. Onlar bu ilgiyi inanın hak ediyor:)