Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

KAŞ GEZİ NOTLARI

#erdemgursesilelikyayolu yürüyüşümün Kaş etabında dolu dolu 3 gün geçirdim bu şirin tatil beldesinde. Daha önce 1996 yılında gelmiştim, yaklaşık 1 hafta kadar kalmıştım, sonraları da uğradığım yıllar oldu ama bu seferki gelişim bir sonraki Likya yolu etabı için güç toplamaktı. Zaten uzun uzun Kaş'ta şunu yiyin, bu içkiyi için gibi notlar yok bende, ben daha çok tarih adımlamaları yapıyorum ve sevdiğim noktaları yazıyorum günlüklerimde. Kalkan tarafından sırtçantam ile giriş yaptım Kaş'a… Daha ilk adımlamaları yaptım ki ilk kaya mezarı karşıladı beni. Bunlardan daha çok var bu nefis ilçe'de ama günün yorgunluğunu burada ilk pozları alarak atmaya çalıştım.





Likya medeniyetinin en önemli kentlerinden biri olan Kaş'ta, arkeolojik çalışmalar neticesinde M.Ö.6 bin yıllarında yerleşim olduğu ortaya çıkmıştır. Kaş'ın antik dönemdeki adının Habesos olduğu bilinmekte. Daha sonraları da Antiphellos olarak anılan kent Büyük İskender'in Anadolu seferleri sırasında Makedonya topraklarına katılmış. Bizans döneminde de piskoposluk merkezi olmuş. 1071'deki Selçukluların Malazgirt Savaşı'nda Bizans ordusunu yenmesi ve Anadolu'nun kapılarının Türklere açılmasıyla beraber Yörükler bu bölgeye yerleşmiş ve 13.yy'da bölge tamamen Türkleşmiş. Kent Andifli adını almış.

Kaş gezilmesi çok zevkli, attığınız her adımda size tarih,nefis manzaralar, renkler sunan bir tatil yöresi. Aslında sağlam bir gezme ile sadece 1 günde tüm tarihi yerlerini-merkezde yer alan-gezebilirsiniz. Sonrası ise kalacağınız gün kadar deniz keyfi ve serbest zaman.





Antiphellos'a girer girmez hastane hizasında bulunan önemli eserlerden bir tanesi olan Kaş Antik Tiyatrosu' na adımladım (M.Ö.1.yy). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu'daki denize cepheli tek tiyatro oluşudur.

Buranın manzarası tam denize karşıdır, tiyatronun en üst basamağına çıkın ve önünüzde yer alan masmavi uçsuz denizi izleyin.

Kaş'ta konaklamak için çok alternatifiniz var ama ben gerek sohbeti, gerek misafirperverliği ve hizmeti ile tek bir adreste kalıyorum; Hotel Nisa.

HOTEL NİSA-0 242 836 20 08-0 506 846 65 99

Tam merkezde yer alan Hotel Nisa uygun fiyatı ve sıcacık ortamıyla yurtdışında kaldığım hostel ve pansiyonların aynısı, çok seviyorum ben Nisa'yı.



Hotel Nisa'nın hemen karşısında ise Hastane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma Dönemi'nden kaldığı tespit edilmiştir.









Kaş merkez ise kocaman meydanı, sıcacık yurdum insanı ve attığınız her adımda karşınıza çıkan yabancı uyruklu vatandaşları ile bir tatlı huzur verir.





Kaş sokaklarında adımlarken Likya Yolu hatırasına daldım hemen.





Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi'nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar'dır (M.Ö.4.yy.).





Anıt mezarda bulunan yazılar okunamamış ve çözülememiştir. Özellikle lahit mezarın tepesinde bulunan aslan kabartmaları nefis bir işçiliğe sahiptir.









Çarşının tam merkezinde yer alan anıt, yanındaki kocaman çınar ağacı ile yıllara meydan okumakta, çınar ağacının gövdesi ise doğal olarak bir koltuk oluşumu olmuş, minderlik bir yer, at minderi otur gölgesinde.



Uzunçarşı'dan yukarıya çıktığınızda Likya yoluna adımlayın, tabela falan yok bir yerde ama biraz ilerlediğinizde sağınıza bakın kafanızı kaldırıp, Likya kaya mezarlarını göreceksiniz. Yaklaşık 5-6 tane olan bu mezarlar yüksekçe yerlere oyulmuş, ilk 2 tanesine çıkabiliyorsunuz ama öyle merdiven falan yok, kaya tırmanışı yapmak gerekiyor, bu yüzden dikkatli adım atmalı ve sağlam bir bot falan giymelisiniz.











Kaş'ta yinemerkezde yer alır diyebileceğim Küçük Çakıl plajında deniz keyfi yapabilirsiniz.



İsterseniz buradan limana inebilir, çay keyfi yapabilir ve manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.



Limana indiğinizde hemen sağınızda bir restaurant göreceksiniz; Smiley's Restaurant. Bahçesine girin, burada sizi antik tiyatro ile liman arasında bulunan sarnıçlardan günümüze kalan tek sarnıç karşılayacak. Su depolamak için inşa edilen sarnıcın tarihi M.Ö. beşinci yüzyıla kadar uzanmakta. Antik tiyatro ile liman arasında kalan sarnıçlardan günümüze kalan tek örnektir. Kazılar sırasında bulunan kap, tabak ve anforalar bulunmuştur.















Bahsettiğim tarihi tiyatronun hemen arkasında ise Akdam olarak adlandırılan dor tipinde M.Ö. IV. yüzyıla ait ev tipi bir mezar vardır. Yapı, doğal kaya kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde elele tutuşarak dans eden 24 kız figürü bulunmaktadır.



Kaş'tan çıkarken yani Likya yolu etabı üstünde bulunan bir diğer plaj ise Büyük Çakıl plajı.



Buralara girmek serbest, ama kumsalda bulunan şezlonglar orada bulunan işletmeler arasında bölüşülmüş, yani bir şeyler yemek içmek durumundasınız durumu var, benim Kaş günlerimde hiç yanlarından ayrılmadığım, sohbetleri, köpekleri Çimen'in tatlılığı ve sıcacık yürekleri insan sevgisiyle dolu iki yürek; Demet ve Serhat. Büyük Çakıl'a girdiğinizde solunuzda yer alan 2.mekan. Zaten dokusu ve atılan kahkahalardan anlarsınız.



Köpekleri Çimen tatlılığı ve zekasıyla sizi esir edecek; şimdiden uyarayım
Kaş günlerim işte bu yukarda yazdığım adımlamalar şeklinde geçti. Kaş benim için bir kaçış noktası, bir huzur noktası…