6.ETAP ÜZÜMLÜ KÖYÜ-PATARA-16 KİLOMETRE

6.ETAP ÜZÜMLÜ KÖYÜ-PATARA-16 KİLOMETRE

6.ETAP

ÜZÜMLÜ KÖYÜ-PATARA-16 KİLOMETRE

Üzümlü Köyü'nün köy meydanında bulunan köy kahvesine gelin, burada hem güzel bir sabah çayı içersiniz. 6.etabımız da buradan başlıyor. Köy kahvesinin hemen arkasında bulunan köyün caminin bulunduğu alanda likya yolu tabelasını göreceksiniz.


 

Akbel yazan yön tabelasına sapın, yol asfalt olduğu için yumuşak bir yürüyüş olacak. Yol yavaş yavaş eğim kazanacak ve tırmanışa geçecek, evet biraz yorucu olacak ama sonra tekrar düzleşecek. Bu yol sizi meşhur İslamlar Köyü'ne getirecek. Bu köy Patara antik kentine suyu temin eden köy aynı zamanda tarihte. Şimdilerde ise Kalkan ilçesinin turist çeken bir köyü olmuş. Asfalt yol ikiye ayrılacak burada, biz hemen yokuş aşağı inen yola sapacağız, yaklaşık 1 saate yakın bir yürüyüş sonucunda köy kahvesine ulaşacaksınız. İslamlar Köyü bir çok mahalleden oluşan büyük bir köy, Bu yürüyüş hep köyün içinden geçen yolda olacak. Köy kahvesinde yine kısa bir soluklanma yapabilirsiniz. Köy kahvesinin hemen karşısında ise Akbel yazılı likya yolu tabelasını göreceksiniz.






 

Çok güzel ormanlık bir patikada düz inişle kuş sesleri arasında bu patika yoldan devam edin, karşınıza bir bağ çıkacak. Bu bağın mecburen etrafından dolanacaksınız, ve kayalık bir yamaçtan aşağıya ineceksiniz. Şimdi karşınıza bir akarsu çıkacak, suya dikkat ederek karşıya geçin. Patika yolunda ilerlemeye devam edin, bu yol sizi tekrar köyün asfalt yoluna çıkaracak. Asfalt yolda yaklaşık 2 km ilerleyin ve karşınıza Akbel ilçesi çıkacak.


 

İlçenin tam meydanında kavşak noktasında likya yolu tabelasını göreceksiniz. Burada karşınıza iki seçenek çıkacak; ,ilki asfalt yolu takip edip Kalkan ilçesine ulaşmak, ikincisi ise ilerde gördüğünüz tepeleri aşıp Patara antik kentine ulaşmak. Biz ikinci seçeneği tercih edeceğiz, çünkü önümüzde muhteşem gizemiyle Delikkemer ve sonrasında büyüleyici Patara var, Kalkan beklesin bizi biraz. Akbel'den Patara'ya giden yol caminin hemen arkasından devam ediyor. Caminin minaresinde şanlı bayrağımız var, fotoğraflamanızı isterim.


 

Bu yolu takip ettiğinizde Kaş-Fethiye karayoluna çıkacaksınız, dikkatli bir şekilde yoldan karşıya geçin ve bariyerlerden atlayarak tekrar patikaya girin. Bu patika sizi zeytin ağaçlarıyla dolu hafif tırmanış eğimli bir yola çıkaracak. Bu yol sonunda yine yumuşak bir inişle sizi devasa bir duvar kütlesinin önüne çıkaracak, kaldırın kafanızı; Delikkemer'e vardınız.


 

DELİKKEMER

Delikkemer ilk inşa edildiği yıllarda yaklaşık 600 metre uzunluğundaymış, şimdi ise bu devasa yapıdan yaklaşık 300 metre kadarı ayakta, 20 metre kadarı derinlikte kalmış. Suyu yukarılardan taşımak için kalın kayaları oymuşlar ve yüzük gibi birbirine geçirmişler, su nefes alsın diye de üstlerinden delik açmışlar. Aklınız çıkabilir yerinden bu muhteşem yapıyı gördüğünüzde. Asıl insanı şaşırtan ise yüzlerce dev taş bloğunun sanki bir lazer kesimi gibi aynı orantı ve pürüzsüz bir şekilde yuvarlak olarak delinmesi. Nasıl mümkün olabiliyor bu anlamış değilim.


 

Delikkemer üzerinde soluklanın, karşınızda masmavi rengiyle görsel bir şölen sunan Kalkan koylarını izleyin. Delikkemer'den aklınızda binlerce soru ayrıldıktan sonra su kanalının yanından yukarıya bir tırmanış yapacaksınız. Bu tırmanış sonunda önünüze çıkan patikayı izleyin, birazdan karşınıza Tavas Köyü çıkacak. Köy evleri arasından ilerleyin, birazdan karşınıza antik bir su arkı çıkacak ve bu su arkı sizi Patara'ya çıkaracak.




 

PATARA: Dünyanın ilk meclis binasını içinde bulunduran Patara kentinin diğer bir özelliği dünyanın en eski deniz fenerinin bu likya kentinde bulunmasıdır. Antalya'nın Kaş ilçesinde Kalkan beldesi yakınlarındaki bulunan bir Likya kentidir ve Likya Birliğinin başkentliğini yapmıştır. Likya birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri ve belki de en önemlisidir. Likya birliği toplantıları kentte bulunan birliğin meclis binasında yapılmaktaydı. Hititçe'de Patar, Likya dilinde Pttara olarak anılan kentin MÖ 8. yüzyılda var olduğu yapılan kazılar sonucu ele geçen somut verilerle kesinleşmiştir ve İskender'in kuşattığı kentler arasında yer aldığı bilinir. Patara, Roma döneminde de çok önemli bir kent olmuş ve Likya-Pamphilya eyaletlerinin başkentliğini yapmıştır. Patara limanı, hububat deposu ve sevki açısından önem taşımıştır, bu nedenle doğu Akdenizde bulunan 3 hububat deposundan biri (Granarium) Patara'da bulunmaktadır. Bizans döneminde de gelişmesini sürdüren kent, hıristiyanlarca da önemli sayılmış. Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas'ın da Pataralı olduğu söylenir.














 

Patara'da yorgunluğunuza bağlı olarak ne kadar zaman geçireceksiniz bilinmez ama tarihte çok büyük önemi olan bu antik kenti adım adım gezmenizi tavsiye ederim. Patara plajı ise hemen yanı başınızda, yol yorgunluğunu atmak ve birkaç gün bu büyüleyici bölgede kalmak isterseniz hemen yanı başında bulunan Gelemiş Köyü'ne gidin, burası ufak bir Kalkan ilçesi gibidir, birçok pansiyon bulabilirsiniz. Ben burada köy kahvesinde soluklanırken köylüler ile yaptığım sohbette bir köylü amcanın bahçesinde bir kırık dökük çardak olduğunu, tamir edebilirsem orada kalabileceğim söylenmişti. Köylü amca için seve seve yardımda bulunabilirim dedim, bahçesinde bulunan çardağı yaklaşık 5 saate yakın onardım ve düzelttim.


 

Çardak bu haldeydi.






 

Ve son hali…