KARNAK GEZİ REHBERİ-MISIR

KARNAK GEZİ REHBERİ-MISIR

Karnak tapınağı, dünyanın en geniş tapınağıdır. Amun’un Tapınağı veya Re’nin Tapınağı olarak da adlandırılır. İçerisinde birçok tapınağı barındırır. Bütün bu tapınaklar 20 metre yüksekliğinde kerpiç kaplama duvarlarlarla çevrilmiştir. Luksor gezimde yaptığım gibi burada da rehber tuttum. Maalesef İngilizce dışında başka dillerde hizmet veren rehber yok. 5 dolar vererek rehberi kiraladım. Bu komplex yapıyı hakkını vererek gezmeniz yarım gününüzü alacaktır. Eğer İngilizce bilmiyorsanız burası hakkında size detaylıca bir gezi rehberi hazırladım. Bu bilgiler eşliğinde de zevkli bir gezi yapabilirsiniz. Karnak Tapınağı giriş ücreti 40 pound.

Burası Orta Krallık zamanında AmunRa Tapınağı olarak bilinirdi. Amun’un Evi anlamında kullanılırdı. Arapça’da kullanılan El-Karnak ismi, Karnak’tan türemiştir. Kuvvetlendirilmiş Köy anlamındadır. Araplar ilk tapınakları bulan ve ilk girenlerdir.

Girişe doğru giderken, koç başlı sfenksleri göreceksiniz. Bunlar tapınağı korumak için yapılmıştı. Her 2 tarafta da yirmişer adettir ve 1.Pilon’a kadar uzanırlar.

Bunlar Kral Nektanebo 1 (30.Hanedanlık) tarafından yapılmıştır. Bu pilonun karşısından açık avluya girersiniz. Bu avlu, 80 metre genişlikte ve 100 metre uzunluktadır. 22. Hanedanlık zamanında yapılmıştır. İçerisinde gonca halinde papirüs sütunları bulunur.

Artık yavaş yavaş Mısır tarihinin içine dalıyorsunuz. Kısa bir soluklanma yapın, içinde bulunduğunuz atmosferi, havayı koklayın, birazdan muhteşem bir tapınaklar zincirine adımlayacaksınız. Avluya adım attığınız anda sağ tarafınızda 3.Ramses’in Tapınağını göreceksiniz. Bu tapınak küçük bir pilon, açık bir avlu ve tapınağa giden hipostil salondan oluşur.

Hemen bu salona adımlayın, içerde 2.avluda bulunan sütunlar, işlemeler muhteşemdir. 2.Ramses’in kendini onurlandırmak adına yaptırmış olduğu süslemeler nefes kesicidir.

Bu tapınaktan çıktığınızda sizi 18.Hanedanlık zamanında Horemheb’in yaptırmış olduğu 2.Pilon karşılar. Günümüze gelene kadar fena yıpranmıştır. 1.Ramses, 19.Hanedanlık kurucusu olarak sonradan onu tamamlamış. 2.Pilon’a geçerken 103 metre yüksekliğinde ve 52 metre genişliğinde büyük hipostil salondan geçersiniz. Gerçekten bu salondan geçerken hissettiğiniz şaşkınlık ve duyduğunuz gizem duygusu bambaşka. O devirde nasıl böyle bir ihtişam ve işçilik yapabilmiş bu adamlar diye defalarca düşünüyorsunuz.

Burada gördüğünüz sütunlar üzerinde yer alan işleme ve süslemeler de nefes kesici güzelliktedir. Bu sütunlar 134 adettir ve papirüs sütun şeklindedir. Her biri 22 metre uzunluğunda ve 3.5 metre çapındadır. Sadece Kral 1.Seti buraya 14 sıra 122 sütun diktirmiştir. Burada yüksek bir tavan spotlar sayesinde burayı aydınlatır. Bu salonda aynı zamanda dinsel törenler yapıldığı bilinmekte. Bu salonda sütunlar üzerinde birtakım işlemelerde Kral 1.Seti temsil edilmiş.

3.Pilon’a geçtiğinizde ise sizi 3.Amenhotep tarafından yaptırılan olağanüstü taşlarla süslü salon karşılar. 3.Amenhotep’in kaymaktaşı ve mermerden yapılmış heykeli buradadır. 3.Pilondan geçerken açık ve dikdörtgen bir avluya gelinir. Burası 1.Thutmose’nin avlusu olarak bilinir.

Bu avlunun girişine 1.Thutmose hanedanlığı zamanında 2 tane obelisk dikilmiş. Ancak günümüzde sadece biri hayatta kalmış. 19 metre uzunluğunda ve 310 ton ağırlığında, bir kez daha yazıyorum, 310 ton ağırlığında. İnsanın aklı cidden almıyor, nasıl yapılmış, nasıl dikilmiş bunlar?

Bu avludan devam ettiğinizde sizi 4.Pilon karşılar. Kral Hatshepsut tahta çıktığında buraya 2 obelisk diktirmiş. 29.5 metre yüksekliğinde ve 322 ton ağırlığındadır.

5.Pilon ise 1.Thutmose tarafından tekrar inşa ettirilmiş, girişin her iki tarafı da zarar görmüş ve 3.Thutmose buraya 2 küçük oda yapmış. 6.Pilonu yaptıran 3.Thutmose’nin burada Ataların Odası olarak bilinen çok ünlü salonu bulunmakta. Orijinal tapınak 3.Thutmose tarafından yapılmış fakat Büyük İskender’in üvey kardeşi Philip Arrhidaeus tarafından sonraları tekrar inşa ettirilmiş. Granitten yapılan tapınak, AmonRa’nın kutsal sandalına atanmış. Tapınağın arkasında Orta Krallık zamanından kalma bir avlu bulunmakta.

Orta Krallık Avlusu’nun sonunda ise sizi 3.Thutmose’nin salonu karşılayacak. Salonun girişinde ise size 3.Thutmose’nin heykeli merhaba diyecek. Bu salon daha çok Festival Salonu olarak bilinmekte. Salon Botanik Odası’nın kuzeyinde bulunmakta. Salonun duvarları Mısır’dan, Suriye’den alınan bitki, hayvan, kuş motiflerine sahip.

Bu salondan sola döndüğümüzde ise 7.Pilonun önündeki avluya geçeriz. 1902 yılında Fransız Mısırbilimci Georges Legrain avlunun etrafında gizlenmiş heykellerden oluşan çok değerli bir koleksiyon keşfetmiş. Şimdi biz bu avluyu Cashet Avlusu olarak biliyoruz. Maalesef bu Pilon’da çok ağır hasar görmüş. Pilon duvarlarında ise 2.Ramses ve 3.Thutmose’ye ait onurlandırmalar bulunmakta.

KUTSAL GÖL

Tapınak gezinizin sonunda karşınıza kocaman bir göl çıkacak. İşte bu göl Mısır mitolojisinde Kutsal Göl olarak bilinmekte. Tapınakta görevli rahipler burada arınırlarmış. 40 metre genişliğinde ve 80 metre uzunluğunda. Kutsal Göl’ün hemen yanında ise kocaman bir heykeli bulunan BOKBÖCEĞİ var.

Evet şaşırdınız dimi, bizim ööğğğğğ diye baktığımız, hani Mumya filmlerinin serisinde hep insanları tapınaklarda yiyen meşhur böcek Mısır inanışında Khebry olarak adlandırmışlar ve Güneş Tanrısının sembolüymüş. Mısır seyahatinizde uğradığınız her mağaza ve dükkanda onlarca bokböceği kolyesi, papirüsü göreceksiniz ama bu böceğin en muhteşem saf altından yapılmış güzelliğini Mısır Müzesinde göreceksiniz. Mısır müzesi yazımda okuyabilirsiniz.

İyi gezmeler…