NUBİAN VİLLAGE GEZİ REHBERİ-ASWAN-MISIR

Aswan şehrinin Mısır tarihinde bu kadar ünlü olmasındaki tek sebep Abu Simbel Tapınağı değil, bir de Nubian halkının varlığı var burada. Evet belki ilk defa duyuyorsunuz bu halkı ama birazdan tarihin derinliklerine daldığımızda Mısırın en eski halkının yerleşimcilerinin olduğunu öğreneceksiniz ve Nil Nehrinin hemen yanında ulaşımı biraz zor olan meşhur Nubian Village var, rengarenk evleri ile buraya gelen kişilere bambaşka bir ruh hali yaşatan, antik gizemli halkı ile merak edilesi köy… Mısır’a tur yapan firmalar genelde bu köye gelmezler, ulaşımı biraz zor olduğu için, köy zaten çok ufak ama köye geldiğinizde vay canına diyorsunuz. Mısır seyahati yapıp ta Aswan’a geldiyseniz kesinlikle bu köyü ziyaret etmelisiniz.

Fazla detaya girmeyeceğim, internette sayfalar dolusu dökümanlar ve belgeler var Nubian Halkı hakkında. Kısaca değinmek gerekirse; Mısır’ın güneyi ile Sudan’ın kuzey bölgelerinde ikamet eden bu halk, Arapça’nın yanı sıra kendilerine ait olan El-Kenziyye ve El-Fedikke olarak iki farklı dil kullanıyor. Nubian bölgesinin Mısır’da kalan toprakları ve köyleri Cemal Abdunnasır zamanında inşa edilen Aswan Barajı’nın suları altında kalınca bölge ahalisi Kom Ombo yakınlarındaki Yeni Nubian bölgesine yani bugünkü yerine nakledilmiş.

Bu köyün adı Balana. Nubian dilinde GÜZEL KRALİÇE anlamında. Bu köyün ilk sakinleri barajın yükselmesiyle evlerinden olan ilk kişiler. Yukarda bahsettiğim kendilerine özgü olan 2 farklı dilin yazılı alfabesi yok. Bu ırk ten olarak ta Mısır halkından daha koyu bir ten rengine sahip. Apayrı bir kültürleri var. El sanatları muhteşem ve yaşadıkları bu köydeki tüm evler rengarenk boyanmış, insan sanki bir renk cennetinde yol alıyor.

Kızlar evlendirildiklerinde, eşler kızlara iyi bakana kadar ki bunun güvencesini verene kadar aile büyüklerine, kızın ailesi ile yaşıyor. Bundan dolayı evler büyük ve kadınların özgüveni müthiş. Anaerkil bir topluluk yapısı var. Eskiden Nil nehrinde olan timsahları yakalayıp evlerinde beslerlermiş ki bunu hala günümüzde yapan az sayıda ev halkı var, kahvesini içtiğim ev halkı da bu timsahlardan besliyordu. Eve bereket, bolluk getirsin inancı için besliyorlar. Bir dişi ve bir erkek timsahı alıp üremesini de sağlıyorlar ama ufacık bir demir kafeste ne kadar sağlıklı büyüyor timsahlar orası tartışılır. Eziyet bana göre.

İşte bu güzelim rengarenk köye gelmek için ilk önce Aswan şehrinde Nil nehrinin kıyısında Feluka dediğimiz ufak yelkenli teknelerin olduğu yere minibüsle gitmeniz lazım. Minibüs ücreti 5 pound ama minibüslerin kalktığı yer tren istasyonunun arka sokaklarındaki yürüme mesafesi yaklaşık 30 dakika süren bir minibüs durağından gerçekleşiyor. Halka sora sora zor buldum bende. Buradan minibüse binip Felukaların olduğu yerde inmek. Burada pazarlık yeteneğinize göre kıran kırana pazarlıktan sonra çünkü siz kazıklanacak turistsiniz yerli halk gözünde, maksimum 5 pound’a en fazla 10 pound, bir ufak kayık kiralayıp yaklaşık 20 dakikalık bir kayık sefasından sonra köye ulaşmak. Köyün nüfusu yaklaşık 200 kişi ve bu bölge ülkenin hiç yağmur almayan tek bölgesi. Su ihtiyacını hemen yanındaki Nil Nehrinden karşılıyorlar. Köye çıktıktan sonra yaklaşık 2 saatte tüm köyü gezebilirsiniz. Köyün merkezinde ise bir çok ufacık el işi ürünlerin satıldığı dükkanlar var. Köyün içinde bir de deve trafiği var, aman dikkat. Araba trafiği gibi deve trafiğinden bahsediyorum. Halk deve kullandığı için ve köy yolu daracık olduğu için hemen kafanızın üzerinde bir deve böğürmesi yaşayabilirsiniz.

Köyü gezin, ufacık kahvelerinde soluklanın, halkı gözlemleyin. Rengarenk evlerin tadını çıkarın.

Dönüşte ise aynı felukalar ile Aswan’a yol alın.

Ama bu sefer yol üzerinde ilk önce Elephantos Adası’na uğrayın. Ada fil şeklindeki granit kayalıklardan adını almış.

Bu adaya çıktığınızda ise bir de hemen köşede Nilölçer göreceksiniz. Mısır Uygarlığı, doğmasını, gelişmesini ve zenginleşmesini Nil Nehri’nin her yıl düzenli olarak taşmasına borçlu. Her yıl aynı dönemde taşan Nil Nehri zamanlama konusunda bir sıkıntı yaratmıyordu. Ancak taşkının boyutu önemliydi. Taşkın az olursa kıtlık yaşanıyor, çok olursa ekili alanlar bataklığa dönüşüyordu. Ta ki Aswan Barajı yapılana kadar. 1898 yılında inşasına başlanan ve 1902 yılında tamamlanan barajdan sonra Nil kontrol altına alındı. Böylece geçmişte Nil’in su seviyesini ölçmek için kullanılan Nilölçer adı verilen ve Mısır’ın pek çok yerinde bulunan düzenekler önemini yitirdi.

Buradaki ilginç ve zevkli gezinizden sonra artık günün yorgunluğunu atmak için otelinize gidebilirsiniz. İsterseniz Ahwan’larda naneli çay molası da verebilirsiniz. Aswan size istediğiniz herşeyi verecektir.

İyi seyahatler…