Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

VATİKAN GEZİ REHBERİ

Dünyanın en ilginç, ufak ama en önemli ülkesine hoş geldiniz, burası Vatikan… Eğer bu ülkeyi okudum, biliyorum diyorsan yanılıyorsun çünkü gözünle görmen gerekiyor.



Sadece bir duvar parçası ile Roma'dan ayrı sınırını çizen ve bir ülke olan Vatikan başlı başına yazılması gereken bir seyahat noktası.

TANRI – KENTİ VATİKAN

Günümüzde Vatikan diye bilinen yerleşim alanı yeryüzündeki tek "Tanrı–Kenti" statüsünde. Vatikan bu özelliği nedeniyle "Kutsal–Kent"tir. Bu Tanrı–Kenti aynı zamanda bir "Devleti" içinde barındırır. Vatikan yeryüzündeki tek "Tanrı–Kenti ve Devleti"dir. Vatikan'dan başka "Tanrı–Devleti" yani "Teokrasi" yok, fakat halen de kutsal sayılan bir çok kent var. (Örneğin, Kudüs, Kom, Hinduların, Budistlerin ve Şintoistlerin kutsal kentleri gibi).



Vatikan'a tüm girişler Roma'nın sınırlarından yapılmakta. Diğer bir deyişle Vatikan, İtalya Devleti'nin tüm haklarından yararlanabilen fakat kendi bayrağına ve egemenliğine sahip ayrı bir devlet. Vay anasını be diyoruz burada

VATİKAN'I KORUYAN İSVİÇRELİ PARALI ASKER MUHAFIZLARI HAKKINDA

Bugünkü Vatikan, yerleşim alanı itibariyle, kalın surlarıyla birlikte 44 hektarlık bir alanı kaplamakta. Çevresindeki surlar bir saatte dolaşılabilir. 1527'de İspanyolların işgaline uğrayan Vatikan'ın yıkılan surları ve binaları yeniden inşa edilmiş. Vatikan'ı İsviçreli Katolik askerler, geleneksel giysileri içinde korumaktalar. Ünlü Devlet kuramcısı Makyavel, aynı zamanda "prens" olan Papaların kendilerini paralı asker olan İsviçrelilere korutmasını sert bir dille eleştirmişti. Ona göre bu paralı askerler, kendilerine daha fazla para veren düşmanlara Papa'yı satabilirlerdi. Makyavel'in dediği doğruydu. Nitekim bir kaç kez Papalar, İsviçreli askerlerin ihanetine uğramışlar.



Ama yine de Papalar kendilerini İsviçreli paralı askerlere korutmaktan vazgeçmemişler. Nedeni de çok ilginç. İsviçreli paralı askerler ihanet etseler bile Vatikan'ın hiç bir sırrını açıklamıyorlarmış. Vatikan'ı gizemli bir Kilise–Devleti yapan bu işte. Öğretiye göre "Vatikan'da öğrenilen sırlar öbür dünyada bile açıklanmaz." Vatikan'ın sırlarını açıklayanların ve nesiller boyunca ailelerinin canları ve malları güvenlikte olmaz. Çünkü Vatikan gerçekten de inanılması güç sırları barındıran, gizli geçitleri, şifreleri ve yeraltı yollarıyla tam anlamıyla "esrarengiz" sayılan bir yerdir ve bu şöhretini de yüzlerce yıldır sadece kendisine sakladığı sırlarının başkalarınca öğrenilebilmesini önleyerek edinmiş. 

ROMA'DAN VATİKAN'A NASIL GİDERİM ONU SÖYLE…

Yürüyerek… Evet yürüyerek gidersin. Mis gibi tarih kokan sokaklardan geçerek, elinde bir roma dondurması yaklaşık 45 dakika sürecek bir yürüyüş sonrası Vatikan sınırları içinde olacaksın. Ama yürümek bana ters dersen Termini istasyonuna gidersin, A metro hattına binersin ve Vatikan durağında inersin. Bunun dışında 492, 32, 49 numaralı otobüslerde Vatikan'a gitmekte.



VATİKAN VİZE İSTİYOR MU?

Bomba cevap geliyor; Vatikan Vize istemiyor. Evet, Vatikan bir ülke ama içeriye girmek için ayrı bir vizeye ihtiyacınız yok. Zaten pasaportumu göstereyim falan da yok, dedim ya sadece sur duvarları ile ayrılmış Roma'dan, gir meydana ve başla gezmeye.

VATİKAN'A GELDİM, NERELERİ GEZECEĞİM ŞİMDİ…

Vatikan için bir tam gün ayırman lazım öncelikle. Bu benim fikrim. Ama yarım günde de gezilebilir tabi. Fakat bu kadar muhteşem eseri çabuk çabuk 5-6 saatte göreyim gezeyim tarzı bana ters olduğundan bir tam gününü ayır derim. Koştur koştur gezilecek bir yer değil burası, adı üstünde bir ülke gezeceksin. Aşağıda haritasını koydum. İstersen al kocaman bir çıktısını, gez dur ülke içinde.



Yapman gereken ilk zorunlu kural sabah erken saatte gelmelisin. Çünkü an be an her geçen dakika insan kalabalığı artacak ve bir zaman sonra upuzun kuyruklar oluşmaya başlayacak. Vatikan için farklı gezi rotaları çizmek mümkün. İstersen Vatikan Müzesi'nden başlarsın, istersen ana bina içine girer veya San Pietro Meydanı'nda takılırsın. Tamamen senin zevkine kalmış. Ben Vatikan Müzesi ile başlamıştım gezime. Gayet iyi yapmışım dedim sonra.

KIYAFETİNE ÇOK DİKKAT ET!

Vatikan mevzu bahis olunca kıyafete dikkat etmek gerekiyor. Bu ülkede kısa şort, kolsuz açık tişörtler giymek yasak. Yani Vatikan içinde yer alan kiliselere bu şekilde giremiyorsunuz. Dalgınlığınıza geldi ve bu şekilde giyindiniz diyelim, telaşa gerek yok, girişte önlüğe benzer bir şey veriyorlar, yalnız parayla mı satıyorlar onu bilmiyorum. Bu önlük benzerini üstünüze geçirip içeri girebiliyorsunuz.

ERDEM'DEN VATİKAN TÜYOLARI

En sevilen kısma geldik. Gezi notlarımı okuyanların en beğendiği kısım bu tüyolar oluyor. Başlayalım hadi;

-Sırtçantana sandviç, bisküvi, çikolata tarzı atıştırmalıklardan koy. Meydanda beklerken, Manastır veya müzeye girdiğinde koşturmaktan yorulduğunda kısa bir molada atıştırırsın. Müzenin olduğu binada cafe var ama yiyecek ve içecekler bayağı pahalı, paran varsa ne mutlu sana.

-Yine aynı bina içinde yer alan hediyelik eşya dükkanından bir şey alma. Fiyatlar Termini'de yada Coloseum'da satılanların en az 2 katı. Tişörtleri güzel ama. Yani 20-25 euro'ya kıyarsan sadece burada satılan Leonardo Da Vinci veya Michelangelo tişörtlerinden alabilirsin. Bunun dışında gerek yok bir şey almaya.

-Meydanın ana yol kısmında Vatikan Müzesi hizasında bir çeşme var, su şişeni oradan doldurabilirsin. Hatta bayağı da mideyi suyla doldur. Suyu çok güzel ve çeşme suyu bedava.

-Vatikan Müzesi için kuyruk beklerken kuyruk sırasına gelip bir şeyler satmak isteyen onlarca seyyar satıcı göreceksin. Burada İtalya hatırası için magnet alamk istersen hemen al, çünkü bir magnet'i 1 euro'ya satıyorlar. Aynı magnet'in fiyatı Termini meydanda 2 euro idi. Yada selfie çubuğu alacaksan burası tam yeri ve zamanı. İstediğin kadar pazarlık yap dur. Zaten sırada bekliyorsun.

-Vatikan gezisi için internetten on-line bilet alabilirsin veya rehber eşliğinde gezebilirsin. Fiyatları 20-40 euro arasında değişmekte. Gerek var mı? Bana göre yok. Zaten geziden önce Vatikan hakkında gezi notlarını oku, eserleri az buçuk öğren, gerisi kolay.

- Bazilika içinde yer alan Michelangelo'nun muhteşem eseri Pieta Heykeli'ni ve Vatikan Müzesi içinde yer alan Sistina Şapeli'ni kesinlikle ama kesinlikle görün. Dakikalarca durun, izleyin, işçiliğe, zerafete ve sanata hayran olun. Özellikle yapıya en büyük ünü kazandıran eser grubu olan Şapel Tavanında bulunan 1508-1512 döneminde Michelangelo tarafından yapılan "Adem'in Yaratılışı" ve "Kıyamet Günü"  fresklerini dakikalarca nefesinizi tutarak izleyin.

SAN PİETRO MEYDANI

Vatikan'ı konu alan tüm filmlerde gördüğün ünlü meydan burası. Meydanın tam ortasında yaklaşık 4000 yaşında İskenderiye'den getirilen dikilitaş ile heybetini yansıtmakta. Aziz Petrus Meydanı bir diğer ismi. Meydanda her geçen dakika içinde çoğalan bir insan kalabalığı ve kuyruğu göreceksin. Tüm bu kuyruğun tek amacı var, San Pietro Manastırı'na girmek. Telaş etme, kuyruk gayet düzenli, bizim ülkede olan ekmek kuyruğu gibi değil, tertipli, medeni ve kibar. Kuyrukta beklerken meydanın bol bol resmini çekebilirsin. İçinde bulunduğun meydan yukarıda da yazdığım gibi Vatikan'ın merkezi, dünyanın da en önemli meydanlarından biri. Papa her çarşamba bu meydanda vaaz verir ve binlerce insanı kutsar. Meydanda gördüğün sütunların sayısı 284. Ünlü heykeltıraş Bernini tarafından 16.yüzyıl'da bu meydan yapılmış. Sütunların tepesindeki yarım ay şeklindeki kemerler üzerinde de 96 azize ait heykeller bulunmakta.

SAN PİETRO MANASTIRI

San Pietro Manastırı kapısındasın şimdi. Manastır girişi ücretsiz. Artık manastırın giriş kapısından içeriye adımını attın. Şaşırmakta haklısın, çünkü burası hayatında görebileceğin en muhteşem, ihtişamlı ve atmosferi ile büyüleyici bir mekan.



Manastır içinde zaten belirli bir düzende ilerleyen kuyruğu göreceksin. Takıl onlara. Sırasıyla gezeceğin noktaları kısaca yazayım.

-Papa Mezarları: San Pietro'da görev yapmış ve burada ölmüş tüm papaların mezarlarının bulunduğu bölüm. Bu bölümde bir mezarın başının çok kalabalık olduğunu göreceksin. O mezarda yatan papa yakın zamanda ölen Papa 2. Jean Paul.

-Kubbe Bölümü: Michelangelo tarafından tasarlanan ve inşa edilen Kubbe için hemen öncelikle şunu yazayım, kalp hastalığın varsa, çok dar yerlerde kalamıyorsan, sıkıntı basıyorsa, hamileysen veya şeker hastalığın varsa buraya yürüyerek çıkma. Gerçekten adamı kasıyor. İki şekilde buraya çıkabilirsin. İstersen tüm basamakları yürüyerek çıkabilirsin. Bunun fiyatı 5 euro. İstersen Asansöre binip, durma noktasında inip geriye kalan 350 basamağı yürümek. Bunun fiyatı 8 euro. Manyak mıyım ben, neden bunu yapayım, mis gibi avluda takılırım diye düşünebilirsin ama tüm bu basamakların sonunda, soluk soluğa bitirdiğinde seni muhteşem bir Vatikan manzarası karşılayacak, tüm Roma ayaklarının altındaymış gibi gördüğün bir manzara bulacaksın tepede.



Vatikan'ı ve Roma'yı ağzın açık şekilde izlediğin bu kubbe yine Michelangelo tarafından yapılmış. Bu kubbeye çıkarken kat edilen uzunluk tam 117 metre



Bazilika içinde kesinlikle görmeden ayrılma diyeceğim bir eser var, Michelangelo'nun muhteşem eseri olan Pieta Heykeli'ne merhaba de…

MICHELANGELO'NUN PIETA HEYKELİ

Bu heykelin en büyük özelliği Michelangelo'nun imzasını attığı tek eserdir. Bu heykel öyle bir zerafet ve ince işçilikle ortaya çıkarılmıştır ki canlı gözlerle baktığında inanamazsın.

Karşında İsa ve Meryem'in canlı bir silueti durmaktadır sanki. Özellikle İsa'nın çektiği acının yüzüne yansıması ve Meryem'in acısının tasvirinin işlenmesindeki ustalık akıldışıdır. Ölü İsa'yı kucağında tutan Meryem'in heykelidir.

HEYKELİN KISA TARİHÇESİ

Fransız Piskopos Jehan Bilheres, Pieta'yı 1498'de mezarı için sipariş etmiş. O dönemde İtalya'da Meryem Ana ve İsa'nın bir arada tasvir edildiği mermer yapıtlar alışılmış değildi. Böyle bir eser ilk defa yapılacağı için bir anlaşma yapılmış sanatçı ve işveren ile. Antlaşmaya göre heykel, "bir esvaba sarılmış olan Meryem Ana'nın kollarında yatan İsa'nın naaşını" betimleyecekti ama heykelde yer alan Meryem'in yüzü gençlik hali olacaktı. O zamana kadar yapılan tüm heykellerde Meryem Ana yaşlı bir kadın olarak tasvir edilmişti. Heykel bittikten sonra Michelangelo'nun konuyla ilgili olarak, Meryem'in bakireliği ve saflığı sayesinde gençliğini muhafaza ettiğini söylediği aktarılır.



Heykel, İsa'nın çarmıhtan indirildiği anı canlandırır. Hıristiyan inancına uygun olarak, Tanrı'nın oğlunun cansız bedeni artık annesinin kollarında yatmaktadır. Meryem, İsa'nın bedenini sağ eliyle güçlü bir biçimde kavrarken, sol eliyle de naaşı izleyiciye sunmakta ve herkesi İsa'ya saygıya davet etmektedir. Meryem bunu yaparken gözlerini yere indirmiştir, böylelikle müminlerin yüzlerine doğrudan bakmak istemediğini gösterir.



Michelangelo heykel grubunun en zorlu problemini, yani dik oturan Meryem'i kucağında boylu boyunca yatan İsa'yı kapalı grup halinde işleme görevini çok ustaca çözmüştür: İsa'nın bedeni, hemen hemen tamamıyla Meryem'in dış hatlarının içinde kalacak şekilde yatmaktadır. Michelangelo böylece yalnız son derece şık bir kompozisyon oluşturmakla kalmamış, anneyle oğul arasındaki yakın bağı da vurgulamıştır.



Heykelin önü her daim çok kalabalık. Geçtiğimiz yıllarda çekiçli bir kişinin saldırısına maruz kalan heykel şimdi cam koruma içinde sergilenmekte. Tripod kullanımına izin vermiyorlar. Zaten uzun uzun pozlama yapmanın imkanı yok çünkü gerçekten çok kalabalık. Ben dakikalarca izledim bu muhteşem eseri.

VATİKAN MÜZESİ

Sabahın erken saatlerinden itibaren oluşan kuyruğun ikinci sebebi bu muhteşem müze işte. Müze dediğime bakma, bu kısım birden çok yapıdan oluşmakta aslında. Görev yapan her papa, kendi adına bir bölüm ekletmiş bu yapı kompleksine ve kendine bağışlanan eserleri kendi bölümlerinde sergilemiş. Böylece uzun yıllar sonucunda ortaya bu devasa müze kompleksi çıkmış.



VATİKAN MÜZESİ VE SİSTİNE ŞAPELİ GİRİŞ ÜCRETİ NE KADAR, ONU SÖYLE SEN!

Müzeye giriş 16 euro. Eğer uluslararası öğrenci kartın varsa ve yaşın 26'dan ufaksa o zaman 8 euro verip biletini alabilirsin. Vatikan'ın resmi internet sitesinden de online olarak bilet alma imkanın var tabi. Her ayın son Pazar günü ücretsiz.



VATİKAN MÜZESİ GEZİ REHBERİ

Vatikan Müzesi'ne girip gişeden biletini aldıktan sonra karşına çıkan merdivenlerden yukarıya çıkıyorsun ve müze ziyaretin başlıyor. Vatikan Müzesi diye yazdığıma bakma, burası aslında müzeleri olarak yazılmalı. Çünkü bu kompleks yapı içinde onlarca birbirinden farklı galeri bulunmakta. Bu müzeler içinde göreceğin eserler belki de dünya üzerinde asla bir benzerinin olmadığı eşsiz sanat eserleri.









Vatikan Müzesi dünyanın en ünlü müzelerinden birisi aynı zamanda.. Mısır, Etrüsk, Roma, Rönesans ve Barok eserlerinin arasında, Michelangelo, Rafaello, Caravaggio ve Canova gibi ünlü sanatçıların eserleri de bulunmakta.





Vatikan Müzeleri Papa Julius II (1503-1513) tarafından toplanan bir grup heykellerin bugün "Cortile Ottagono" müze kompleksi içinde yerleştirilmesiyle ortaya çıkmış. Papa böylece halka saray sanat koleksiyonları açılmasını sağlayan, sanat tarihi ve kültürü hakkında bilgi veren, teşvik eden hükümdarlar arasında yer aldı.





Elinizde bir harita olmadan kaybolma imkanınız yüksekç. Çünkü belli bir zaman sonra beyniniz ilk defa bu kadar yoğun ve her yerde bulunan bu eşsiz eserleri görmekten yoruluyor. Bir de çok kalabalık ve bazı zamanlar dikkat dağılıyor.







Müzede gezerken artık bu hangi eser ne nerede nasıl gibi birçok soru aklından çıkmakta. Düşündüğün tek şey belli bir zaman sonra bu kadar eşsiz ve muhteşem eserlerin nasıl bir araya toplanabildiği ve korunup günümüze kadar ulaşabildiği… Müze ününü bundan dolayı sonuna kadar hak etmekte…

























Ve en sonunda artık yolun sonuna geldiğinde Vatikan Müzesi'ne gelen herkesin olmak istediği yerdesin, o kalabalık arasında nefesini tutacaksın, sadece tavana bak, dakikalarca izle, tavanda gördüğün o eşi benzeri olmayan eser Sistine Şapeli.

SİSTİNE ŞAPELİ

Bir kez daha yazıyorum, eğer sanata çok az bir ilgin dahi varsa bu eser karşısında mıhlanıp kalacaksın. Olduğun yerde oturup dakikalarca bakacaksın bu tavana.



Sistina Şapeli Papa'nın resmi ikametgahı aslında. Papa seçimlerinin yapıldığı bölüm burası işte. Yapıyı inşa ettiren Papa 4. Sixtus tarafından ismi verilmiş. 1477 yılında inşaatına başlanmış ve 1483 yılında insaat tamamlanmış. Yüksekliği 20,70 metre olan Şapel, dikdörtgen prizma şeklinde ve yüksek tavanlı.



Yapıya en büyük ünü kazandıran eser grubu ise şüphesiz olarak şapel tavanında bulunan 1508-1512 döneminde Michelangelo tarafından hazırlanan ve içlerinde ünlü "Adem'in Yaratılışı" ve "Kıyamet Günü" fresklerinin bulunduğu kompozisyon. Bu bölümde fotoğraf çekmek yasak. Ama turist ayağına yatıp kısa aralıklarla seri halde birkaç poz çekebilirsin. Sonrasında zaten güvenlik gelip uyaracak foto çekmek yasaktır diye.



Müze çıkışında ise Giuseppe Momo'nun 1932'de tasarladığı "sarmal merdivenler" ile karşılaşacaksın. Bu merdivenlerin fotoğrafını çeken o kadar çok kişi göreceksin ki… Sende onlara takıl ve bu şirin sarmal merdiveni fotoğrafla.