Sırt Çantalı Gezgin Ne Yapar, Nasıl Hareket Eder, Kimdir?

Bugüne kadar yapmış olduğum sırtçantalı seyahatlerde sırtçantalı gezgin ne demektir bana göre diye notlarımı almıştım. Aslında bir çok maddesi genel olarak konuşulan maddeler ama yollarda deneyimlediklerim ve yaşadıklarım açısından bir çok madde notlarıma düşmüş.

Devamı

YUNANİSTAN – ATİNA GEZİ NOTLARI

Yunanistan hemen yanı başımızda olan tarih, kültür, medeniyet ve sıcakkanlı halkıyla ziyaret edilesi bir komşu ülke. Bir hafta sonu kaçamağı bile yapılabilir. Benim çok sevdiğim ve gezerken çok keyif aldığım bir ülkedir Yunanistan.

NASIL GİDİLİR?

İstanbul'dan Atina'ya hem Atatürk Havaalanı hem de Sabiha Gökçen Havaalanından her gün uçak seferleri bulunuyor. Özellikle bazı dönemlerde Pegasus çok iyi kampanyalar yapabiliyor. Yine aynı şekilde Türk Havayolları, Aegean Airlines ve Olympic Havayolları'da Atina'ya seferler düzenliyor. Uçuş süresi yaklaşık İstanbul-Atina arası 1 saat 20 dakika sürmekte. Yok uçak ile gelmem derseniz İstanbul Esenler Otogarından her gün Alpar Turizm, Ulusoy veya Metro Turizmin otobüs seferleri bulunmakta. Yaklaşık seyahat süresi İstanbul-Atina arası 15-17 saat arasında değişmekte.



YUNANİSTAN VİZE İSTİYOR MU?

Maalesef istiyor. Geçerli bir schengen vizeniz varsa seyahat edebilirsiniz. Schengen vizesi hakkında detaylı yazımı bu linkten okuyabilirsin.

http://www.erdemgurses.com/shengen_vizesi_basvuru.html

NEREDE KONAKLANIR?

Atina ve Selanik'te bir çok konaklama imkanı bulunmakta. Bütçenize ve zevkinize göre hostel, hotel, pansiyon bulabilirsiniz. En güzeli booking.com üzerinden bakmak.

http://www.booking.com/index.tr.html

Ben Atina'da yaşayan arkadaşım Emre'de kalıyorum. Emre ve ev arkadaşları ile Atina'nın altını üstüne getiriyoruz.



ATİNA HAVAALANINDAN ŞEHRE NASIL ULAŞILIR?

Atina havaalanı ufak ama kompleks bir yapı. Ve Atina metro hattı gayet güzel. Havaalanı çıkışta yolun karşı tarafında metro tabelasını göreceksiniz. Tabelanın önündeki merdivenlerden aşağıya inin. Karşınıza çıkan gişelerden metro biletinizi alın. Bilet ücreti öğrenci 4 euro, tam 8 euro. YUNANİSTAN'DA ÖĞRENCİ KİMLİĞİNİZ TÜM ULAŞIM, MÜZE, KONSER, ETKİNLİK VE BAZI RESTAURANTLARDA SİZE %50 İNDİRİM SAĞLIYOR. ÖĞRENCİ KİMLİĞİNİZ HEP YANINIZDA OLSUN.



Biletinizi metroya inmeden önce iniş yerlerinin başında gördüğünüz sarı renkli bilet makinalarına okutmanız gerekiyor.



Burada şöyle bir durum var; bilet almadan metroya binebilirsiniz. Biletsiz seyahat edebilirsiniz. Atina'da kaldığım zamanlarda Emre ve ben pek çok defa biletsiz bindik metroya, herhangi bir kontrol falan olmadı. Genelde yerel halkında bilet almadığını gördüm. Ama şanssız bedevi kutup ayısı modu yaşarsanız almış olduğunuz bilet bedelinin tam 70 katı ceza ödemek zorunda kalacaksınız. Seçim size kalmış. Metroya binin ve Atina'nın kalbi sayılan meydan olan Syntagma'da inin. Artık şehir merkezindesiniz. Havaalanı-syntagma arası yaklaşık 50 dk ve havaalanı binişi dahil 16 durak sürmekte. Metro çimen yeşili, kırmızı, mavi, yeşil ve sarı olmak üzere 5 renge ayrılmış. Havaalanı hattı mavi renk. Metro durakları içinde dünyanın her tarafında olduğu gibi aktarma yapabiliyorsunuz tabi.

Bunun dışında havaalanından syntagma'ya giden X95 nolu otobüsler var. Ben kullanmadım. Metro hep ilk tercihim oldu.

YUNAN HALKI NASIL, TÜRKLERE KARŞI NASIL DAVRANIYOR ONU SÖYLE BAKİM…

Yunan halkı ve bizim halk hep karışmışız birbirimize diyorum ben. Neredeyse adetlerimize kadar pek çok şey aynı. Yunan halkı da Türklere karşı çok sıcakkanlı, konuşkan. Onlarca defa değişik cafe, restaurant, müze gittim, hala da gider gelirim. Hiçbir sıkıntı, tavır yaşamadım. Aksine hep İstanbul'dan İzmir'den konuşmalar yaptık farklı insanlarla, hep güleryüzlü ve sıcakkanlılar. Aralarında elbette Türkleri sevmeyen vardır, olacaktır. Bizde de yunanlıları sevmeyenler var, bu normal. Meteora bölgesini gezerken kasabanın duvarlarında bir çok yerde afişler gördüm. Yunanlı askerler bıyıklı Osmanlı askerlerini kılıçtan geçiriyor, yunan bayrağını sallıyor falan. Lan bu ne dedim benim rehbere, Kasabanın Osmanlı işgalinden kurtuluşunu kutluyoruz, kasabanın bağımsızlık bayramı bugün dedi. Siz ne barbar adamsınız, kesmişsiniz bizi dedim, başladı gülmeye. Önyargınız varsa silin gitsin, seyahatiniz çok güzel geçecek burada.

ATİNA GEZİ REHBERİ

Atina sabahın erken saatlerinde başlarsanız iki günde yürüyerek çok rahat gezebileceğiniz bir şehir. Ben metroyu yada otobüsü hiç kullanmadım. Yürüyerek gezdim. Her defasında da öyle yapıyorum.

AKROPOLİS MÜZESİ

Atina gezinize Akropolis Müzesinden başlayabilirsiniz. Bu müze Atina'nın ikinci ünlü müzesi. Birincisi ise ayrı bir gezi notu olarak yazdığım Yunanistan Ulusal Arkeoloji Müzesi. Akropolis'e gelmeden hemen yolun başında bulunmakta. Müzede Akropolis'de bulunan birçok heykel, anıt, parça ve rölyef sergilenmekte.





Müze girişinde inşa edildiği alanda bulunan kazı alanının kazıldığı ve çalışmaların hala devam ettiği bölümleri göreceksiniz. Zemin tamamen camdan yapılmış.



Atina'da ki ilerleyen bölümlerde okuyacaksınız zaten, ayağınızla toprağa vursanız tarihi bir eser çıkmakta. İşte burada da müzenin altında bulunan tarihi kalıntıları bastığınız cam zeminden aşağıya bakarak görebiliyorsunuz.



Müzenin tüm dış yüzeyi camdan yapılmış. Giriş bölümündeki ortadaki kazı alanı ham olarak bırakılmış, çünkü burada çalışmalar devam ediyor hala. İlginç, ziyaretçiler bu kazı alanındaki havuzlara bozuk para atıp dilek tutuyorlar. Havuzlar dolmuş parayla. Demek ki Avrupa eşittir havuz eşittir bozuk para demek.





Akropolis Müzesi geziniz için sabahın erken saatlerini tercih edin. İlerleyen saatlerde müze çok kalabalıklaşıyor. Turlarla gelen yerli ve yabancı turistler, öğrenciler dolduruyor müzeyi. Müzeye giriş ücreti öğrenci 3 euro, tam 6 euro.



Müzenin her bölümünde fotoğraf çekemiyorsunuz. Sadece 3.katında serbest. Onun dışında çok sert biçimde uyarıyor görevliler. Sergilenen eserler gerçekten olağanüstü. Bir tarihçi olarak ben ağzımın suyu akarak gezdim bu müzeyi. Adam akıllı gezmeniz yaklaşık 4 saatinizi alacaktır. Müzenin 3.katında bulunan salonda tam karşınızda Akropolis Tepesi manzaralı bir teras var.



Müzeye ilk girişte ana salonda müzenin ve Akropolis'in tarihini anlatan filmleri izleyebilirsiniz. Samsung markalı dev ekranlarda dönen filmler anlatımı ve sunduğu görüntüler ile nefis. Sonra turnikelerden içeriye adımınızı atıyorsunuz. Burada koridorda sağlı sollu Akropolis kazılarında bulunan eserler sergilenmekte. Fotoğraf çekmek yasak. Gerçi cep telefonları ile çaktırmadan çekenleri gördüm ama ben yapmıyorum işte. Adam yasak demiş, daha ısrarla çekmenin anlamı ne anlayamıyorum. Topkapı Sarayı kutsal Emanetler Bölümünde de aynı muhabbet var, görevli yasak diye bağırıyor, millet cep telefonuyla binbir maymunlukla sakalın, kılıcın fotoğrafını çekmeye çalışıyor. Neyse, konumuza dönelim, Bu koridorun sonunda ilk kata çıkıyorsunuz. Burada ünlü arkaik heykellerini göreceksiniz. Buradan ikinci kata çıkın ve orada da Parthenon'da bulunan heykel ve rölyefleri göreceksiniz. Üçüncü katta ise Proplaea, Athena Nike Tapınağı ve Erechtheion Tapınağı ile ilgili buluntular var.







Müzenin üçüncü katında ise Akropolis'in tarihini anlatan bir film gösterimi var. Yine burada müzenin cafeteryası bulunmakta. Şimdi üçüncü kattan aşağıya birinci kata tekrar inin, koridorun sonunda merdivenlerin başında her dakika çok kalabalık olan bir nokta göreceksiniz. Hemen adımlayın o noktaya. Göreceğiniz heykeller Akropolis müzesine gelmeniz için bile bir sebep sayılabilir.

CARYATIDS VARENDASI HEYKELLERİ

Müzenin en gözde bölümü bu bölümdür. Burada sütun görevli, beş kadın heykeli göreceksiniz. Bunlar: Peleponnesos şehrinden gelen ve tanrıça için dans eden bakirelerdir. Bu heykeller: ilk yapıldığında tam 11 adetmiş. Günümüzde sadece 5 tanesi Akropolis Müzesinde koruma altına alınarak sergilenmekte. 1 tanesi Londra-British Museum'da bulunan heykellerin, kalan 5 tanesi kayıptır.



Burada gördüğünüz bu heykeller orijinal olanlar. Akropolis ziyaretinizde tapınakta göreceğiniz bunların aynısı olanlar ise bunların kopyası. İlk yapıldığı zamanları canlandırmak için oraya konulmuşlar, orada orijinal yerlerinde bulunan bu heykelleri ise korumak için olağanüstü koruma önlemleri ile müzeye taşımışlar. Bu bölümde çok kısa sadece bir iki poz fotoğraf çekebiliyorsunuz. Caryatids Varendası Heykellerine dakikalarca bakmalısınız, işlemelere ve verilen ifadeye hayran kalacaksınız. Tabi bu bölümün çok kalabalık olduğunu söylememe gerek yok.



Müze çıkışında ise benim yürümekten çok zevk aldığım Dionysiu caddesine çıkacaksınız.



Ferah, geniş, kaldırım taşlarıyla döşeli olan bu cadde sağlı sollu ufak kiliseleri, evleri ve butik otelleri ile yürünmesi çok zevkli olan cadde.





Bu yolun sonunda ise sizi bol rüzgarlı bir kayalık karşılayacak, kayalık deyip geçmeyin, aslında tarihte çok önemli bir yer tutan bir kayalık burası.

AREOPAGOS TEPESİ

Akropolis'e çıkmadan hemen yamacında bulunan Areopagos tepesi tarihte çok önemli bir yer tutar. Areopagas Konseyi her yıl bu tepede toplanırdı. M.S 51 yılında Aziz Paulus burada konsey üyelerine ilk defa "Tek Tanrı" konulu vaazlar içeren konuşmasını yapmıştır.



Bu vaazın Yunancasının yazılı olduğu bronz plakayı zirveye çıkan basamakların hemen yanında göreceksiniz. Atina ve Akropolis manzarası bu tepeden tek kelime ile nefistir. Yalnız tepelik olmasından dolayı çok rüzgar almakta ve bazı zamanlar üşütebiliyor insanı.















Tepeden aşağıya indiğinizde ise Akropolis gişelerinin kuzey yönünden ilerlemiş olacaksınız. Burası zaten adım attığınızda, toprağa ayağınızla vurup kaldırdığınızda bir tarihi eser fırlayan bölgeler. Burada da müstakil evlerin önünde cam korumalar altında bulunan antik kalıntıları göreceksiniz. Şaşırmayın, burada oturanlar yapılan kazılar sonucunda evlerinin altında bulunan bu antik yunan kalıntılarının zarar görmemesi için devlet tarafından verilen izin ile kalıntıların üstünü cam ile kapatıyorlar. Aynı şekilde gelen veya buradan geçen benim gibi meraklılara ayak üstü dillerinin döndüğünce anlatmaya çalışıyorlar. Türkiye'den hiç bahsetmeyelim…





PLAKA

Yolun sonunda ise herkes tarafından bilinen meşhur mahalle Plaka var. Aşağı doğru inen merdivenli bir yolun her iki tarafına atılmış masa ve sandalyeler var, Burada oturun, uzo için, müzik dinleyin, keyif yapın. Öğleden sonraları ciddi biçimde doluyor. Atina'da kalacağım son gece burada yer bulamadık, zaten ufak bir bölge ve mahalle, herkes yerlere merdivenlere falan oturmuştu. Sintagma Meydanı ile Monastiraki Meydanı arasında olduğundan çok popüler birde. Zaten Atina'ya geldiyseniz bu meşhur iki meydana gideceksiniz, mecburen de burada bir uzo molası vereceksiniz.







MONASTİRAKİ MEYDANI

Atina halkının buluşma noktalarından birisi de bu meydan. Cıvıl cıvıl her yaştan insanın bulunduğu, Jamaikalı bir çok zenci satıcının olduğu ki bunlar rasta falan satıyorlar, çok taciz ediyorlar ama biraz sert çıkınca uzaklaşıyorlar, etrafında irili ufaklı pek çok cafeterya, taverna bulunan şirin bir meydan.





ÇİSDİRAKİS CAMİSİ

Meydanda bir cami göreceksiniz. 18. yüzyılda Osmanlı döneminde yapılmış. Şimdilerde müze olarak kullanılıyor. Caminin yapımında Zeus tapınağından alınan bazı kolonlar kullanılmış. Dikkatli baktığınızda caminin minaresinin olmadığını göreceksiniz. Yunan bağımsızlık savaşının olduğu yıllarda yıkmışlar.



ATİNA FLEA MARKET-BİT PAZARI

Meydanın hemen girişinde bulunan bu Pazar benim Atina'da en sevdiğim yer. Antikacılar, hediyelik eşya satanlar, salaş cafe ve barlar, giyim eşyaları satanlar… Ne ararsanız var burada.





Genelde pazarlık pek yapılmıyor. Yani bir ürün 20 euro ise her mağazada ortalama yine o fiyata veriyorlar. Belki 2 euro falan oynar fiyatlar ama onda da çok ısrarcı olmak lazım. 2 euro için o kadar dil dökmeye değmez diye düşünüyorum. Bu pazardan alacaksanız uzo falan alın. Uzo'lar set halinde veya shutları dahil ortalama 15 euro gibi bir fiyatla satılmakta. Yine Atina'ya özgü el yapımı Sparta tişörtleri bayağı güzel ve kaliteli. Ben 15 euro verip aldım bir tane. El yapımı işlemesi ve kumaşı çok kaliteli. Magnet için de tabi ki bu pazarı tavsiye ediyorum.



Pazarın bitiminde ise sol tarafınızda tren raylarını ve rengarenk grafitiler ile boyanmış trenleri göreceksiniz. Atina şehir içi trenleri rengarenk böyle. Ve tren raylarının geçtiği bölgeye dikkatli bakın, kazı alanı olduğunu göreceksiniz. Açıkta bırakılan kazı alanına halk en ufak bir zarar vermiyor ve ortasından tren yolu geçiyor. Bizim Topkapı surları sahil şeridini yazmayayım dimi.







Atina sokaklarında benim gibi gezginlerle de karşılaşıyorum. Bu arkadaş tüm dünyayı motoruyla dolaşıyormuş. Oradan geçerken motorunu gördük ama kendi yoktu. Herhalde yemek yemeye falan gitti. Para topluyordu, isteyenlerle fotoğrafta çekiliyormuş. Motorda Türkiye Stickerını görünce bekledim bayağı ama arkadaş gelmedi. Sağlık olsun dedim, tanışamadık kendisiyle.



TANRI PAN TAPINAKLARI

Akropolis'in hemen batısında Antik Agora yanında demir parmaklıklar içinde korunmuş bir alan göreceksiniz. Girişi yan tarafta. Hemen dalın o alana. Yoldan geçerken demir parmaklıklı olduğunu görecek ve kapalı zannedeceksiniz belki. Burası antik yunan zamanında halkın tapmış olduğu tanrılardan biri olan Pan adına yapılmış kaya tapınaklarından bir tanesi. Phyle Mağarası ta adı geçmekte. 1901 yılında mağara keşfedilmiş, burada bulunan eserler Akropolis Müzesinde sergilenmekte. Mağaranın girişinde bulunan mozaiklerin işlemesi nefis.



Yine bu mağara aslında buradaki tek mağara değil. Bu bölge olduğu gibi tanrı pan adına yapılmış kutsal kaya tapınakları ve mağaralardan oluşmakta. Bu mağaralarda Pan için yapılmış duvar resimleri, kitabeler var. Tanrı Pan'ın Atina halkı için ne kadar önemli olduğunu uzun uzun buraya yazmak istemiyorum. Ama yapılan keşiflerde antik roma seyyahı ve yazarı Strabon'un bahsettiği Pan mağarası ve ayin yerinin burası olduğu kesin bir şekilde saptanmış.



Mağaralardan sonra yine aynı yoldan Akropolis güney yamacına inmiş olursunuz.





AKROPOLİS

Akropolis Atina'nın ve dünyanın en önemli alanlarından biri. İsmini acro-kıyı ve polis-city kelimelerinin birleşmesinden almış. Yunan kültürünün temeli. Sanatın altın çağında antik Yunan uygarlığı burada sergilenmiş ve bununla ilgili birçok anıt Akropolis'e dikilmiş. Akropolis kelime anlamı olarak "en yüksek nokta" anlamına gelmekte. Atina'nın sembolü olan kayalık tepede kurulu bu tapınaklar Athena gibi ünlü Yunan tanrı ve tanrıçalarına adanmış.

Akropolis içerisinde birçok önemli yapı bulunmakta. Akropolis geziniz için sabahın erken saatlerini tercih edin. Tepenin çıkışına kadar herhangi bir yerde su kaynağı yok. Zaten normal bir tempoyla 20 dakikada yürüyebilirsiniz. Akropolis meydanda bir çeşme var. Suyunuzu oradan doldurabilirsiniz. Akropolis bilet ücreti tam 12 euro, öğrenci 6 euro. Biletinizi aldıktan sonra ana gişeden geçiyorsunuz, Akropolis yoluna çıkmaya başladığınızda karşınıza bir antik tiyatro çıkacak. Tiyatronun fotoğraflarını çekin ki aşağıya yazdım hangi tiyatro olduğunu. Tam o bölgede gişeler göreceksiniz, gişedeki görevliler almış olduğunuz biletleri onayladıktan sonra ana çıkışa başlıyorsunuz. Bu arada biletlerinizi atmayın, çünkü Akropolis çıkışında aşağıda yer alan antik Agora tarihi alanını da aynı biletle ücretsiz gezebilirsiniz.



ODEON OF HERODES TİYATROSU

Odeon of Herodes tiyatrosu Akropolis'e çıkmadan giriş kapılarını ve zeminini gördüğünüz, Akropolis'e çıktığınızda ise tepeden tüm alanı görebildiğiniz tiyatro.



M.Ö 161 yılında inşa edilmiş. Taş ve tahtadan yapılmış. Yaklaşık 5000 kişilik seyirci kapasitesi var. Günümüzde açık hava tiyatrosu olarak kullanılmakta.





PROPYLAEA

Propylaea, Akropolis'in giriş kapısı. Günümüze kadar maalesef dayanamamış. Berlin'de Brandenburg kapısı birebir kopyası olarak tasarlanmış.





Evet artık tepeye çıktınız. Karşınızda duran kadın heykellerini hatırladınız mı? Evet bunlar Akropolis Müzesinde hayranlıkla baktığınız izlediğiniz Caryatids Varendası Heykelleri. Ama bunlar birebir aslına sadık kalınarak yapılmış kopyaları.











Tapınak tadilatta, çok yıpranmış haliyle. Burada gelen turist sayısından dolayı fotoğraf çekmek bazen kabus olabiliyor. Meydanda tuvalet bulunmakta.







Hemen ilerde Kocaman bir Yunan bayrağının olduğu tepelik alan göreceksiniz. Çıkın oraya, Atina manzarası ayaklarınızın altında olacak.



Fotoğrafta yeşillikler içinde gördüğünüz tarihi alan Zeus Tapınağı. Detaylı olarak okuyacaksınız zaten. Yerleşime dikkat ettiniz mi… Etrafını bir koruma duvarı gibi saran evler var, ama çok katlı devasa gökdelenler değil, ev. Ve yeşillikler içinde, herhangi bir dikenli tel veya güvenlik görevlisi de yok. Ne demek istediğimi anlamışsınızdır.







ANCIENT AGORA

Akropolis çıkışında merdivenlerden indiğinizde karşınıza çıkan alan Ancient Agora olacak. Ancient Agora eski dönemlerde Atina'nın ticari, sosyal ve siyasi merkezi olan bir yerdi. Yerel halk neredeyse tüm eğlencelerini bu bölgede yapardı.



Bölgede yapılan kazılar sonucu bir çok tapınak bulunmuş.



Agora çıkışı Monastiraki meydanından Syntagma meydanına doğru adımlayın. Yol boyunca bir çok mağaza göreceksiniz. Bizim Laleli, Eminönü gibi semtler ve kalabalık karşılayacak sizi. Gezin gönlünüzce. Yunan halkını, esnafını en iyi gözlemleyeceğiniz noktalar burası olacak. Örneğin et ve balık pazarını kesinlikle görün. Gerçi Balıkesir'deki bundan daha büyük ama bir yanda salyangoz, bir yanda helal et satışı mantığı düşündürüyor adamı.







Syntagma meydanına gelmeden son kavşakta yer alan bir mekandan bahsedeceğim size; Taf Coffee. Dünya çapında yapılan Barista yarışmalarında son iki yıldır üst üste ilk üçe girmiş bir mekan burası. Sahibi Stavros çok sıcakkanlı, yarım yamalak Türkçe biliyor. Burası ufacık bir mekan. İçerde ve dışarıda adım atacak yer yok. Atina zaten kahve cenneti. En kral frappe 1-2 euro arasında fiyatı var. Yarışmada kullandıkları kahvenin ise bardağı 100 euro civarıymış. Bizim arkadaşlar hep geldiğinden tanıyor. Ben ilk defa geldim diye o kahveden çok ama çok az çektirdi makinada, ufacık bir bardakta verdi. Tadımlık dedi, kokusu yeter dedi. Mest oldum, damağım çatladı zevkten. Kahve konusunda bu adamlara gidin derim. Toptan da satış yapıyorlar.

Taf Coffee
www.cafetaf.gr



PARLIAMENT HOUSE

Syntagma meydanında bulunan Parlıament House ilk önce saray vazifesi gören, sonra parlamento binasına dönüşen bir yapı. 1836-42 yılları arasında yapılmış. Binanın önünde meçhul asker anıtı var.





Burası Yunanistan devlet adamlarının aynı zamanda görev yeri. Ama burada tanklar, tomalar, binlerce sivil ve resmi koruma yok. Binanın önünden geçiyorsunuz, konuşuyorsunuz, telefonla konuşuyorsunuz.

OLMASI GEREKEN GİBİ, HALKIN İÇİNDE OLAN BİR BİNA.



Burada yapılan asker nöbet değişim merasimi benim hoşuma gitti. İlk defa görenler için belki bir şey ifade etmez ama askerlerin o hareketleri aynı zamanda yapması ve uyumu gayet takdir edilesi. Bir de bu hareketlerden sonra oradaki görevli başka bir asker gelip terlemiş alın ve yüzlerini silmekte. Burada fotoğraf çektirebilirsiniz. 2013 yılında İngiliz bir arkadaşımı Ankara'da gezdiriyordum. Bakanlıklar yolunda Meclis parkının olduğu yerde ki araba trafiğinin yaya trafiğinin olduğu bölge de heykellerin önünde fotoğraf çekiyorduk. 4-5 tane sivil polis koşa koşa geldi. Napıyorsunuz dedi, eee dedim fotoğraf çekiyorum. Olmaz dedi, meclisin duvarları ve pencereleri gözüküyor, içerde milletvekilleri var dedi. Bu arada bilen bilir dediği mesafe 100 metre falan. Ohaa dedim ya, sen ne diyorsun. Öyle böyle derken biz sinir stres ayrıldık oradan. Arkadaşım bana uzun uzun baktı ve şunları söyledi; bu bina halkın seçtiği kişilerin görev yeri, halkın yeri aslında. Halk burada fotoğraf bile çektiremiyorsa ki parkın içinde siz buna halk meclisimi diyorsunuz?





SYNTAGMA MEYDANI

Sintagma Meydanı şehrin en önemli meydanlarından. Yerli ve yabancı binlerce kişi bu meydanda toplanmakta. . Atina içerisinde çalışan otobüs, tramvay, metro gibi bütün ulaşım araçlarının varış noktası burası. Burası Yunanistan'daki bütün önemli olayların kutlandığı ya da anıldığı meydandır.



ZEUS TAPINAĞI

Zeus Tapınağı Yunanistan'daki en büyük tapınaktır. Yaklaşık 700 yıl boyunca bu tapınak için çalışılmış belirli aralıklarla. MÖ 6.Yüzyıl ile MS 2. Yüzyıl arasında bitirilmiş. Giriş ücreti 2 euro.



Günümüzde Zeus Tapınağı'nda 104 devasa sütundan sadece 15 tanesi ayakta kalmış vaziyette. Sütunlar 17.25 metre yüksekliğinde. 16. sütun 1852 yılında meydana gelen şiddetli bir fırtınada yıkılmış ve yıkıldığı yerde bırakılmış. Sütunların yarı çapı 2 metredir. Yapıldığı dönemde 2 tane sütunun üstüne 2 heykel yerleştirilmiş. Yerleştirilen Zeus ve Hadrian'ın heykelleri günümüze dek gelememiş doğal olarak.

Atina geziniz için temel gezi noktaları genelde buralar olacak. Bunlar dışında isterseniz Panathenaic Stadyum, Ulusal Sanat Müzesi, Atina Konser Salonu, Benaki Müzesi gibi her zevke uygun gezilecek pek çok nokta bulunmakta.

İyi seyahatler…